İçeriğe atla
Av. Çağatay KISAHukuk & Danışmanlık

SSS

Sık Sorulan Sorular

Avukatlık ücretlerinden dava sürelerine, vekâletnameden adli yardıma; müvekkillerimizin en çok merak ettiği soruların net cevapları. Alan bazlı sorular için ilgili çalışma alanı sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Genel Sorular

Ücretler; dosyanın türü, kapsamı, duruşma/celse sayısı ve öngörülen iş yüküne göre serbestçe belirlenir, ancak Avukatlık Kanunu m.164 uyarınca Türkiye Barolar Birliği'nin her yıl yayımladığı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin altında kalamaz; tarife, dava ve iş türüne göre asgari bir taban çizer, üzerinde anlaşma serbesttir. Ücretlendirme genellikle sabit (maktu) vekâlet ücreti şeklinde kurulur; dava konusu para ile ölçülebiliyorsa buna ek olarak kanunda tavanı dava değerinin %25'i ile sınırlanan başarıya bağlı (nisbi) ücret de kararlaştırılabilir. Harç, bilirkişi ücreti, tebligat ve keşif gideri gibi yargılama masrafları avukatlık ücretinden ayrıdır ve dosyaya göre değişir. Dosyanızın niteliğine uygun ücret teklifi ve masraf kalemleri, henüz vekâlet imzalanmadan yazılı olarak ve taksitlendirme seçenekleriyle birlikte şeffaf biçimde önünüze konur; sürecin hiçbir aşamasında sürpriz maliyet çıkmaz. Kurumsal müvekkiller için düzenli danışmanlık ihtiyacı varsa, tek seferlik vekâlet ücreti yerine aylık sabit danışmanlık sözleşmesi de kurulabilir; bu model, sık hukuki soru ve sözleşme incelemesi gereken işletmeler için genelde daha öngörülebilir bir maliyet sunar. Ücret sözleşmesi her zaman yazılı yapılır ve tarafların imzasıyla yürürlüğe girer.

Evet. Hukuki danışmanlık, avukatlık hizmetinin kendisi olduğu için ilk değerlendirme görüşmesi de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde ayrıca düzenlenmiş, ücrete tabi bağımsız bir hizmettir; sözlü veya yazılı mütalaa şeklinde verilebilir. Bu görüşmede dosyanızdaki belgeler incelenir, hukuki durumunuz somut olarak değerlendirilir, olası süreçler ve riskler anlatılır; böylece vekâletle takip kararını bilgiye dayanarak verebilirsiniz. Görüşme sonrasında dosyanın vekâletle (dava veya icra takibi olarak) yürütülmesine karar verilirse, ödenen danışmanlık ücreti kararlaştırılan vekâlet ücretinden mahsup edilebilir; yani mükerrer ödeme yapılmaz. Danışmanlık ücretinin miktarı, sorunun karmaşıklığına ve görüşme süresine göre değişir ve görüşme talebinde bulunulduğunda önceden bildirilir. Şehir dışından veya yurt dışından ulaşan müvekkiller için görüntülü danışmanlık da aynı koşullarda sunulur. Görüşme öncesinde elinizdeki belgeleri (sözleşme, tebligat, dava dilekçesi, karar örneği vb.) taramış hâlde iletmeniz, görüşmenin daha verimli geçmesini ve ilk değerlendirmenin daha isabetli olmasını sağlar; hangi belgelerin gerekli olduğu randevu alınırken tarafınıza bildirilir. Süre kaçırma riski taşıyan acil işlerde ise randevunuz mümkün olduğunca aynı güne alınır.

Evet. Görüşmeler ofiste yüz yüze, telefonla veya görüntülü olarak yapılabilir; dosyanızdaki duruşma tarihleri, kararlar ve karşı taraf işlemleri gibi her önemli gelişme size düzenli olarak, anlaşılır bir dille bildirilir. UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) üzerinden dosya işlemleri elektronik ortamda takip edilebildiğinden, birçok usul işlemi için fiziken adliyeye gitmenize gerek kalmaz. Şehir dışında veya yurt dışında yaşayan müvekkillerimizin dosyaları da bu şekilde tamamen uzaktan, gecikmeye yer bırakmadan yürütülebilmektedir; yalnızca kanunun bizzat hazır bulunmayı zorunlu kıldığı duruşmalarda (örneğin bazı boşanma celselerinde) fiziksel katılım gerekebilir, bu durum önceden bildirilir. Belge paylaşımı KVKK'ya uygun güvenli kanallardan yapılır, kişisel verileriniz üçüncü kişilerle paylaşılmaz. Talep etmeniz hâlinde her görüşme sonrasında kısa yazılı bir özet (yapılan işlem, bir sonraki adım ve varsa süre) e-posta veya mesaj yoluyla iletilir; böylece dosyanızın hangi aşamada olduğunu takip etmek için ayrıca aramanıza gerek kalmaz. Yoğun süreçlerde (duruşma öncesi, itiraz süreleri gibi) bilgilendirme sıklığı otomatik olarak artırılır.

Ofisimiz Esenyurt'tadır; ağırlıklı olarak Esenyurt, Beylikdüzü ve Büyükçekmece bölgelerinde bireysel ve kurumsal müvekkillere dava takibi ve danışmanlık hizmeti veriyoruz. Bu üç ilçe, aynı adliye çevresinde (Büyükçekmece Adliyesi) yer aldığından, bölgedeki müvekkillerin dosyaları büyük ölçüde tek bir adliyede yürütülür; bu da süreç takibini hızlandırır ve gereksiz seyahat/masraf yükünü azaltır. Bununla birlikte hizmet alanımız bu üç ilçeyle sınırlı değildir: İstanbul genelinde farklı adliyelerde görülen dosyalar da üstlenilir, gerektiğinde duruşma için diğer illere de gidilir. Yetkili mahkemenin başka bir ilde olması tek başına dosyanın reddi için sebep değildir; Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki yetki kuralları çerçevesinde, dosyanın niteliğine göre en uygun temsil şekli (bizzat takip, yerel meslektaşla iş birliği vb.) tanışma görüşmesinde birlikte kararlaştırılır. Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Esenyurt'taki müvekkiller için ayrıca ilçeye özel bilgi sayfalarımızda güncel iletişim ve randevu bilgileri yer alır; bölgenizdeki adliye, icra daireleri ve noterlik konumları hakkında da görüşme sırasında pratik bilgi verilir. İstanbul dışından ulaşan dosyalarda ise ilk değerlendirme genellikle görüntülü görüşmeyle yapılır, ardından dosyanın niteliğine göre yerinde takip planı birlikte oluşturulur.

Süre; dava türüne, tarafların uzlaşma isteğine, delil durumuna (bilirkişi, tanık, keşif gerekip gerekmediği) ve mahkemenin iş yüküne göre önemli ölçüde değişir. Örnek olarak anlaşmalı boşanma tek celsede, genellikle 1-2 ay içinde sonuçlanabilirken; çekişmeli boşanma delil ve nafaka/velayet uyuşmazlıkları nedeniyle 1-2 yıl, bazı durumlarda daha uzun sürebilir. İşçilik alacağı davalarında zorunlu arabuluculuk aşaması (genellikle 3-6 hafta) sonrasında dava açılır ve yargılama ortalama 1-1,5 yıl sürer; tapu iptali ve tescil davaları ise keşif ve bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden 1-2 yılı bulabilir. İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf ve gerekirse temyiz aşamaları eklenirse toplam süre uzar. Dosyanızın somut özellikleri (delil durumu, karşı tarafın tutumu, hangi mahkemenin yetkili olduğu) incelendikten sonra size gerçekçi bir takvim öngörüsü sunulur; kesin bir süre hiçbir avukat tarafından garanti edilemez. Süreci kısaltmanın en etkili yolu, delillerin (belge, tanık, fatura, mesaj kaydı vb.) dava açılmadan önce eksiksiz derlenmesi ve varsa arabuluculuk/uzlaştırma gibi zorunlu ön aşamaların usulüne uygun ve zamanında tamamlanmasıdır; eksik veya usulsüz bir ön aşama, dosyanın reddi ya da yeniden başlaması gibi ek gecikmelere yol açabilir.

Herhangi bir noterlikten, avukatın adı-soyadı ve baro sicil numarası bildirilerek genel dava takip vekâletnamesi düzenletebilirsiniz; nüfus cüzdanı veya kimlik ile noterliğe başvurmanız yeterlidir, randevu genelde önceden alınır. Boşanma davası için kanun gereği ayrıca fotoğraflı ve 'boşanma davası açmaya, sulh olmaya, ıslaha' gibi özel yetkileri içeren bir vekâletname düzenlenmesi zorunludur; bu nedenle noterlikten 'boşanma vekâletnamesi' olarak talep edilmelidir, genellikle 1-2 adet vesikalık fotoğraf istenir. Yurt dışında yaşayan müvekkiller için vekâletname, bulunduğunuz ülkedeki Türk konsolosluğundan da aynı usulle çıkarılabilir ve postayla veya elden ofisimize ulaştırılabilir. Notere gitmeden önce hangi tür yetkilerin (özel yetki gerektiren işlemler dâhil) gerekli olduğunu birlikte netleştiririz; böylece noterde eksik yetki nedeniyle ikinci kez işlem yapma zorunluluğu doğmaz. Şirketler adına açılacak davalarda ayrıca imza sirküleri ve yetkili kişinin şirketi temsile yetkili olduğunu gösteren belgeler noterde talep edilir; bu belgeler önceden hazırlanmadığında işlem aynı gün tamamlanamayabilir. Vekâletname bir kez çıkarıldıktan sonra, aksi belirtilmedikçe dosyanın istinaf ve temyiz aşamaları da dâhil tüm sürecinde geçerlidir; ayrıca yenilenmesi gerekmez.

Evet, kanunda aranan şartları taşıyorsanız. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.334-340 ve Avukatlık Kanunu m.176-181 uyarınca, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zora sokmadan yargılama giderlerini karşılayamayacak durumda olan ve haklı olduğunu gösteren delillere sahip kişiler, bulundukları yerdeki baronun adli yardım bürosuna başvurarak ücretsiz avukat görevlendirilmesini talep edebilir. Başvuru için genellikle mali durumu gösterir belge (muhtarlıktan alınan fakirlik belgesi, gelir durumu beyanı vb.) ve dava konusuyla ilgili özet bilgi istenir; büro, dosyayı inceleyip uygun bulursa sırayla bir avukat görevlendirir. Adli yardım kararı yalnızca avukatlık ücretini değil, kural olarak dava harç ve masraflarından geçici muafiyeti de kapsayabilir. Koşulları taşıyıp taşımadığınız, dosyanızın niteliği ve başvuru için gereken belgeler konusunda ön değerlendirme sırasında sizi yönlendirir, gerekirse başvuru sürecinde de yanınızda oluruz. Adli yardım, avukat seçme hakkınızı ortadan kaldırmaz; baro tarafından görevlendirilen avukatı kabul etmek zorunda değilsiniz ve şartları taşıdığınız sürece kendi seçtiğiniz bir avukatla da özel ücret düzenlemesi yaparak çalışabilirsiniz. Adli yardım kararı, yargılama sırasında maddi durumunuzda belirgin bir iyileşme olursa mahkemece yeniden değerlendirilebilir.

Alan Bazlı Sorular

Her alanın detay sayfasında daha fazla soru-cevap bulunur.

Tarafların boşanmanın mali sonuçları (nafaka, tazminat, mal paylaşımı), varsa çocuğun velayeti ve kişisel ilişki konularında tam uzlaştığı ve protokolün TMK m.166/3'e uygun eksiksiz hazırlandığı anlaşmalı boşanma davaları, mahkemenin yoğunluğuna göre genellikle tek celsede, ortalama 1-2 ay içinde sonuçlanabilir. Kanunun aradığı ön şart, evliliğin en az 1 yıl sürmüş olmasıdır; bu süre dolmadan açılan dava anlaşmalı olarak görülemez ve çekişmeli usule döner. Duruşmada hâkim, tarafları ve varsa çocukları bizzat dinleyerek iradenin serbestçe ve baskı altında olmadan oluştuğuna kanaat getirmek zorundadır; bu nedenle taraflardan birinin duruşmaya katılmaması veya protokolde tereddüt yaratacak eksik/çelişkili madde bulunması süreci uzatabilir, hatta çekişmeli boşanmaya dönüşmesine yol açabilir. Protokolün; nafaka miktarı, ödeme şekli, tazminat, ev eşyası ve varsa velayet-kişisel ilişki düzenlemesini net biçimde içermesi, hem sürecin hızını hem de ileride yeniden dava açılma riskini azaltır. Protokol mahkemece onaylanıp karar kesinleştikten sonra tekrar dava açılarak değiştirilmesi kolay değildir; bu yüzden protokolün ilk aşamada eksiksiz ve her iki tarafın menfaatini dengeleyecek şekilde hazırlanması büyük önem taşır.

Boşanma Hukuku sayfasına git →

Hayır, ifade öncesi mutlaka bir avukatla görüşmeniz önerilir. İfade sırasında söyledikleriniz soruşturma dosyasının temelini oluşturur ve sonradan düzeltilmesi son derece güçtür; ilk ifadedeki bir çelişki, yargılamanın ilerleyen aşamalarında savunmanın en zayıf noktası hâline gelebilir. CMK m.147 uyarınca ifade öncesinde size haklarınızın hatırlatılması zorunludur: kimlik bilgileriniz dışında susma hakkınız, müdafi (avukat) seçme ve onun hukuki yardımından yararlanma hakkınız, maddi durumunuz elvermiyorsa baro tarafından ücretsiz avukat görevlendirilmesini isteme hakkınız ve lehinize olan delillerin toplanmasını talep etme hakkınız vardır. Müdafi eşliğinde ifade vermek yasal hakkınızdır ve aleyhinize yorumlanamaz; avukat, soruların hukuka uygunluğunu denetler ve tutanağın söylediklerinizi doğru yansıtmasını sağlar. Davet edildiğiniz sıfatın (tanık mı, şüpheli mi) netleştirilmesi de önemlidir; çünkü haklarınız bu sıfata göre değişir. İfade tarihinden önce büromuzla iletişime geçmeniz hâlinde dosya kapsamı değerlendirilerek ifadeye birlikte hazırlanılır; acil durumlar için aynı gün görüşme planlanmaya çalışılır.

Ceza Hukuku sayfasına git →

İtiraz süresi takibin türüne göre değişir ve bu ayrım kritik önemdedir. Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz etmelidir (İİK m.62); süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur. Kambiyo senetlerine özgü takipte (çek, bono, poliçe) ise borca ve imzaya itiraz, 5 gün içinde ve icra dairesine değil icra mahkemesine yapılır (İİK m.168-169); üstelik bu itiraz kural olarak satış dışındaki takip işlemlerini durdurmaz. Kira alacağına dayalı tahliye talepli takipte itiraz süresi yine 7 gündür, ancak ödeme emrindeki ödeme süresi konut ve çatılı işyeri kiralarında 30 gündür. İtirazda borcun tamamına mı, bir kısmına mı, yoksa yalnızca imzaya mı karşı çıkıldığı açıkça belirtilmelidir; kısmi itirazda tutar gösterilmezse itiraz geçersiz sayılır. Süre kaçırılırsa takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir; bu durumda geriye gecikmiş itiraz ve menfi tespit davası gibi daha dar yollar kalır. Ödeme emri elinize ulaştığı gün bir avukata danışmanız, doğru itiraz merciini ve kapsamını belirlemek açısından en güvenli yoldur.

İcra ve İflas Hukuku sayfasına git →

İş Kanunu m.18 uyarınca işe iade koruması için üç şart birlikte aranır: işyerinde (veya aynı işverenin birden fazla işyerinde) en az 30 işçi çalışması, işçinin en az 6 aylık kıdeminin bulunması ve iş sözleşmesinin işveren tarafından geçerli bir sebep gösterilmeden feshedilmiş olması. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde zorunlu arabuluculuğa başvurulmalıdır; bu süre hak düşürücüdür ve kaçırılması davanın esasa girmeden reddine yol açar. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, tutanak tarihinden itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. Yargılama, iş mahkemelerinin ivedi işlerden sayılması nedeniyle nispeten hızlı ilerler; ilk derecede ortalama 4-8 ay içinde sonuçlanabilir, ancak istinaf incelemesi kesindir ve genellikle birkaç ay daha sürer. Mahkeme feshi geçersiz bulursa işveren, işçiyi 1 ay içinde işe başlatmak zorundadır; başlatmazsa 4-8 aylık ücret tutarında tazminat ile boşta geçen süre ücretini (en çok 4 aya kadar) ödemekle yükümlü olur. İşçinin kararın kesinleşmesinden itibaren 10 iş günü içinde işverene işe başlamak için başvurması gerekir; bu süre kaçırılırsa fesih geçerli hâle gelebilir, bu yüzden bu adımların takvimini avukatla birlikte planlamak önemlidir.

İş Hukuku sayfasına git →

Konusu bir miktar para alacağı veya tazminat olan ticari davalarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Arabuluculuk aşaması atlanırsa dava usulden reddedilir. Süreç ortalama 6-8 hafta içinde tamamlanır.

Ticaret Hukuku sayfasına git →

Tek kişiyle her ikisi de kurulabilir. Anonim şirkette asgari sermaye 250.000 TL, limitedde 50.000 TL'dir. Hisse devri kolaylığı, halka açılma imkânı ve pay devrinde vergi avantajı arayan yapılar için anonim şirket; daha basit yönetim için limited şirket uygundur.

Şirketler Hukuku sayfasına git →

Saklı pay; miras bırakanın vasiyetle dahi yok edemeyeceği yasal pay bölümüdür. Altsoy (çocuklar, torunlar), anne-baba ve sağ kalan eş saklı paylı mirasçıdır. Saklı payı ihlal edilen mirasçı tenkis davası açabilir.

Miras Hukuku sayfasına git →

Kiracı ancak kanunda sayılan sebeplerle tahliye edilebilir ve her yolun kendi süre koşulu vardır. En hızlı yol, kira sözleşmesinden sonra verilmiş yazılı tahliye taahhüdüne dayalı icra takibi veya davadır; taahhütte yazılı boşaltma tarihinden itibaren 1 ay içinde harekete geçilmelidir (TBK m.352/1). Kiraya verenin kendisinin, eşinin, altsoyunun veya üstsoyunun gerçek konut ya da işyeri ihtiyacı varsa, sözleşme süresinin bitiminden itibaren 1 ay içinde ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açılabilir (TBK m.350); bu yolla tahliye edilen taşınmaz 3 yıl boyunca haklı sebep olmadan başkasına kiralanamaz. Bir kira yılı içinde kira ödemediği için iki haklı ihtara sebep olan kiracıya karşı, o kira yılının bitiminden itibaren 1 ay içinde dava açılabilir (TBK m.352/2). Kira borcunu ödemeyen kiracıya ise yazılı ihtarla en az 30 günlük süre verilir; ödenmezse temerrüt sebebiyle fesih ve tahliye gündeme gelir (TBK m.315). Ayrıca 10 yıllık uzama süresi dolan sözleşmelerde bildirimle fesih mümkündür (TBK m.347). Yanlış yol veya kaçırılan süre, süreci bir kira yılı geriye atabilir; bu nedenle strateji baştan doğru seçilmelidir.

Gayrimenkul Hukuku sayfasına git →

Süre, işlemin yazılı bildirimini (tebliğ) izleyen günden itibaren işler; idare mahkemelerinde 60, vergi mahkemelerinde 30 gündür. Önce idareye başvuru yapılırsa dava süresi durur; başvurunun reddi veya 30 gün içinde cevapsız kalmasıyla kalan süre yeniden işlemeye başlar.

İdari Yargı Hukuku sayfasına git →

Evet. Ayıp, aracın değerini veya kullanımını etkiliyorsa tüketici; ücretsiz onarım, ayıpsız misliyle değişim, bedel iadesi veya bedel indirimi seçimlik haklarından birini kullanabilir. Yargıtay, önemli ayıplarda değişim ve iade taleplerini korumaktadır.

Tüketici Hukuku sayfasına git →

Hâkim; olayın ağırlığı, kusur oranları, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile duyulan elem ve ızdırabın derecesini gözeterek takdir eder. Manevi tazminat zenginleşme aracı olamaz ancak caydırıcı nitelikte olmalıdır.

Tazminat Hukuku sayfasına git →

İlk Adımı Atın

Hukuki Sorununuz Beklemeye Gelmez

Süreler hak kaybettirir. Dosyanızı bugün birlikte değerlendirelim; size net bir yol haritası ve gerçekçi bir beklenti sunalım.