Tazminat hukuku; bedensel zararlardan destekten yoksun kalmaya, haksız fiillerden kişilik hakkı ihlallerine kadar uğranılan her türlü zararın giderilmesini amaçlar. Tazminat hesabı aktüeryal bilirkişilik gerektirir ve talep edilenden fazlasına hükmedilemeyeceği için davanın baştan doğru kurgulanması kritiktir. Büromuz; trafik ve iş kazalarından doğan tazminat taleplerini, üçüncü kişilerin haksız fiillerinden kaynaklanan zararları, kişilik haklarına saldırıdan doğan manevi tazminat davalarını ve sözleşmeye aykırılık hâllerini kapsamlı delil ve hesap raporlarıyla yürütür.
Yasal dayanak: haksız fiil sorumluluğunun dört şartı
Tazminat sorumluluğunun genel çerçevesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) çizilir: kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.49). Sorumluluğun doğması için dört unsurun birlikte bulunması gerekir: hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve fiil ile zarar arasında nedensellik bağı. Kusurun aranmadığı özel sorumluluk hâlleri de vardır: adam çalıştıranın sorumluluğu (TBK m.66), hayvan bulunduranın sorumluluğu (TBK m.67), yapı malikinin sorumluluğu (TBK m.69) ve tehlike sorumluluğu (TBK m.71) ile motorlu araç işletenin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'ndaki (KTK) sorumluluğu bunların başlıcalarıdır. Zararı ve zarar verenin tazminat yükümlülüğünü ispat yükü kural olarak zarar görene düştüğünden, delillerin olay anından itibaren sistemli toplanması davanın temelidir. Kusursuz sorumluluk hâllerinde dahi zarar gören, zararın miktarını ve zarar ile fiil arasındaki nedensellik bağını ispatlamakla yükümlüdür; yalnızca kusur unsuru aranmaz. Bu ayrımın davanın başında doğru yapılması, hangi delillerin ve hangi bilirkişi türünün toplanması gerektiğini de doğrudan belirler.
Maddi tazminat kalemleri: neyi talep edebilirsiniz?
Bedensel zararlarda talep edilebilecek kalemler TBK m.54'te sayılır: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar. Kalıcı sakatlık hâlinde sürekli iş göremezlik tazminatı; sakatlık oranı, yaş, muhtemel yaşam süresi ve gelir üzerinden aktüeryal yöntemle hesaplanır — sakatlık oranının usulüne uygun sağlık kurulu raporuyla tespiti bu hesabın omurgasıdır. Ölüm hâlinde ise TBK m.53 uyarınca cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalanların bu sebeple uğradıkları kayıplar istenir. Eşyaya ilişkin zararlarda (araç hasarı, değer kaybı gibi) onarım bedeli ve piyasa değer farkı talep edilir. Her kalemin ayrı ispat ve hesap yöntemi vardır; eksik kurgulanan talep listesi, dava sonunda gerçek zararın altında bir hükümle sonuçlanır. Talep dilekçesinde her kalemin ayrı bir başlık altında, dayandığı belge ve hesap yöntemiyle birlikte sunulması, bilirkişi incelemesinin kapsamını netleştirir ve yargılamanın gereksiz yere uzamasını önler.
Manevi tazminat: ölçüsü ve muhatapları
Bedensel bütünlüğü zedelenen kişi, TBK m.56 uyarınca manevi tazminat isteyebilir; ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin yakınlarına da manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir. Kişilik hakları hukuka aykırı biçimde saldırıya uğrayan kişi (hakaret, özel hayatın ihlali, görüntü ve ses kayıtlarının izinsiz paylaşımı gibi hâllerde) TBK m.58'e dayanır. Miktar; olayın ağırlığı, kusur oranları, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile elem ve ızdırabın derecesi gözetilerek hâkim tarafından takdir edilir; yerleşik ilkeye göre manevi tazminat zenginleşme aracı olamaz, ancak caydırıcı ve tatmin edici olmalıdır. Uygulamada manevi tazminatın sembolik kalmaması için dilekçede olayın yaşam kalitesine etkisinin (psikolojik destek kayıtları, sosyal çevre tanıkları) somutlaştırılması önemlidir. Manevi tazminat talebinin bölünmezliği kuralı nedeniyle tutarın baştan doğru belirlenmesi ayrıca kritiktir. Aynı olaydan birden fazla kişinin manevi tazminat talep ettiği hâllerde (örneğin ölümlü bir kazada birden fazla yakın), her başvuranın kendi elem ve ızdırabı ayrı ayrı değerlendirilir; yakınlık derecesi arttıkça talep edilen tutarın da o ölçüde somut gerekçelerle desteklenmesi gerekir.
Trafik kazalarında tazminat: sigortaya başvuru ve tahkim
Trafik kazasından doğan zararlarda ilk muhatap, kusurlu aracın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası'nı düzenleyen şirkettir. KTK m.97 uyarınca dava veya tahkim yoluna gitmeden önce sigorta şirketine yazılı başvuru zorunludur; şirket başvuruya 15 gün içinde cevap vermez veya teklif yetersiz kalırsa, zarar gören dilerse asliye ticaret mahkemesinde dava açabilir dilerse Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurabilir. Tahkim yolu, mahkemeye göre belirgin biçimde hızlı işler ve bölgemizdeki değer kaybı, sakatlık ve destekten yoksun kalma dosyalarında yaygın olarak kullanılır. Talep kalemleri; araç hasarı ve değer kaybı, geçici ve sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve ölümlü kazalarda destekten yoksun kalma tazminatıdır. Kusur oranının tespiti (kaza tespit tutanağı, kamera kayıtları, bilirkişi incelemesi) tazminatın çarpanı olduğundan, tutanaklara itiraz süreci dâhil kazanın ilk gününden itibaren profesyonel takip önerilir. Sigorta şirketine yapılacak başvurunun içeriği ne kadar ayrıntılı ve belgeli hazırlanırsa, 15 günlük yanıt süresinin sonunda gelecek teklifin de o ölçüde gerçekçi olması beklenir; eksik belgeyle yapılan başvurular çoğu zaman düşük ilk teklifle sonuçlanır.
İş kazalarında tazminat ve SGK sürecinin koordinasyonu
İş kazası geçiren işçi veya ölümü hâlinde yakınları; SGK tarafından bağlanan gelir ve ödeneklerden bağımsız olarak, işverene karşı kusur sorumluluğu esasına göre maddi ve manevi tazminat davası açabilir. İşverenin sorumluluğu; iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin (eğitim, ekipman, denetim) alınıp alınmadığı üzerinden değerlendirilir, kusur dağılımı bilirkişi kurullarınca belirlenir. Kazanın SGK'ya bildirilmesi ve olayın 'iş kazası' olarak tespiti sürecin ilk halkasıdır; SGK tarafından bağlanan gelirlerin rücuya esas kısmı tazminat hesabından düşüldüğünden, iki süreç birbirini doğrudan etkiler. İş kazası tazminat davaları, işçilik alacaklarından farklı olarak zorunlu arabuluculuğa tabi değildir ve doğrudan iş mahkemesinde açılabilir. Meslek hastalığı dosyalarında ise hastalığın işle illiyet bağının tespiti için Sağlık Kurulu ve mahkeme aşamalı bir ispat süreci yürütülür; erken başvuru delil kaybını önler.
Zamanaşımı: 2 yıl, 10 yıl ve uzamış ceza zamanaşımı
Haksız fiilden doğan tazminat istemi; zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar (TBK m.72). Ancak fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza kanunları daha uzun bir dava zamanaşımı öngörüyorsa, tazminat davasında da bu uzamış süre uygulanır — yaralamalı ve ölümlü kazalarda bu kural, süreyi 8 ila 15 yıl aralığına taşıyabilir. Trafik kazalarında KTK m.109 aynı esası tekrarlar. Sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat taleplerinde ise kural olarak 10 yıllık genel zamanaşımı geçerlidir (TBK m.146). Sigorta şirketine yapılan başvurunun ve ıslah işlemlerinin zamanaşımına etkisi dosya bazında ayrıca değerlendirilmelidir; süre hesabında yapılacak bir günlük hata dahi hakkın tamamen kaybına yol açabileceğinden, zamanaşımı analizi her dosyanın ilk adımıdır.
Haksız tutuklama ve gözaltı tazminatı (CMK m.141)
Ceza soruşturması veya kovuşturması sırasında hukuka aykırı biçimde yakalanan, gözaltına alınan veya tutuklanan; kanuna uygun tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilen kişiler, uğradıkları maddi ve manevi zararların tazminini devletten isteyebilir (CMK m.141). Talep; kararın kesinleşmesinin ilgilisine tebliğinden itibaren 3 ay ve her hâlde kesinleşme tarihinden itibaren 1 yıl içinde, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesine yapılır (CMK m.142). Maddi zarar kalemleri; tutulma süresince yoksun kalınan gelir, avukatlık gideri ve somut belgeye dayanan diğer kayıplardır; manevi tazminat ise özgürlükten yoksun kalmanın süresi ve kişinin sosyal durumuna göre takdir edilir. Bu dosyalarda gelir belgelerinin (bordro, vergi kaydı, serbest meslek makbuzları) eksiksiz sunulması, maddi tazminatın gerçek tutarda hesaplanmasının ön şartıdır.
Büyükçekmece ve Esenyurt'ta tazminat davalarının seyri
Bölgemizdeki tazminat dosyaları, türlerine göre farklı mercilerde yürür: üçüncü kişilere karşı genel haksız fiil davaları Büyükçekmece Adliyesi'ndeki asliye hukuk mahkemelerinde, iş kazası tazminatları iş mahkemesinde, trafik sigortasına yönelik talepler ise asliye ticaret mahkemeleri veya Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde görülür. E-5 ve TEM bağlantı yollarındaki yoğun trafik ile bölgedeki inşaat ve üretim faaliyeti; trafik kazası ve iş kazası dosyalarını pratiğimizin en yüksek hacimli gruplarına dönüştürmüştür. Bu dosyalarda süreci hızlandıran somut adımlar; hastane ve adli rapor süreçlerinin atlanmadan tamamlanması, kaza yerindeki kamera kayıtlarının silinmeden (çoğu sistemde kayıtlar kısa sürede üzerine yazılır) tespit ettirilmesi ve sigorta başvurusunun eksiksiz evrakla yapılmasıdır. Dosyanın hesap raporuyla desteklenmesi, hem müzakere hem yargılama aşamasında pazarlık gücünü belirler.
Tazminat davalarında en sık yapılan hatalar
En sık karşılaştığımız hatalar şunlardır: sigorta şirketinin ilk teklifini gerçek zarar hesaplatılmadan kabul etmek ve ibraname imzalamak (usulüne uygun imzalanan ibraname sonrası ek talep büyük ölçüde zorlaşır); kaza tespit tutanağına itiraz süresini geçirmek; tedaviyi yarıda bırakarak maluliyet oranının düşük tespit edilmesine yol açmak; zamanaşımını 'nasıl olsa uzun' varsayarak dosyayı bekletmek ve tanık bilgilerini almadan olay yerinden ayrılmak. Bir diğer kritik hata, sosyal medya paylaşımlarıdır: sakatlık iddiasıyla çelişen paylaşımlar karşı tarafça delil olarak kullanılabilir. Manevi tazminatın sembolik tutarla talep edilmesi de yaygın bir kurgu hatasıdır. Bu hataların tamamı, olayın ilk haftasında alınacak kısa bir hukuki danışmanlıkla önlenebilir niteliktedir; tazminat dosyalarında zaman, delilin kendisidir.
Örnek senaryo — değer kaybı ve iş göremezlik talebi
(Aşağıdaki örnek, sık karşılaşılan bir dosya tipini anlatmak amacıyla kurgulanmıştır; belirli bir müvekkile veya davaya atıf içermez.) Bir sürücü, kavşakta karşı tarafın tam kusuruyla gerçekleşen çarpışmada hem aracı hasar görür hem bileğinde kalıcı hareket kısıtlılığı oluşur. Dosyada önce kusur durumu netleştirilir: kaza tespit tutanağı ve kamera kayıtları toplanır. Araç için onarım bedeli ve değer kaybı, beden zararı için sağlık kurulundan maluliyet oranı raporu alınması planlanır. Karşı aracın trafik sigortacısına tüm kalemler için yazılı başvuru yapılır; 15 günlük süre sonunda yetersiz teklif gelirse değer kaybı ve iş göremezlik talepleri Sigorta Tahkim Komisyonu'na taşınır, manevi tazminat ise sigorta kapsamı dışında kaldığından kusurlu sürücüye karşı mahkemede ileri sürülür. Bu kurgu; tek kazadan doğan taleplerin nasıl farklı mercilere doğru sırayla dağıtıldığını göstermektedir.