İçeriğe atla
Av. Çağatay KISAHukuk & Danışmanlık

Ceza Avukatı

Ceza Hukuku

Ceza yargılamasında soruşturma aşamasından itibaren avukat desteği almak, ifade ve sorgu sürecinde hak kaybını önler. Şüpheli, sanık veya mağdur olmanız fark etmeksizin; gözaltı, tutukluluk ve dava sürecinin her aşamasında profesyonel savunma hayati önem taşır.

Son güncelleme:

Bu Alanda Verdiğimiz Hizmetler

  • Soruşturma aşamasında müdafilik (ifade, sorgu, gözaltı)
  • Tutuklamaya itiraz ve adli kontrol başvuruları
  • Ağır ceza ve asliye ceza mahkemesi savunmaları
  • Mağdur ve katılan (müşteki) vekilliği
  • Uzlaştırma ve ön ödeme süreçleri
  • İstinaf ve temyiz kanun yolu başvuruları
  • Bilişim suçları, dolandırıcılık, hakaret ve tehdit davaları
  • İnfaz hukuku, denetimli serbestlik ve adli sicil işlemleri

Sık Sorulan Sorular

Ceza Hukuku Hakkında Merak Edilenler

Somut olayınıza ilişkin değerlendirme için lütfen randevu alınız.

Hayır, ifade öncesi mutlaka bir avukatla görüşmeniz önerilir. İfade sırasında söyledikleriniz soruşturma dosyasının temelini oluşturur ve sonradan düzeltilmesi son derece güçtür; ilk ifadedeki bir çelişki, yargılamanın ilerleyen aşamalarında savunmanın en zayıf noktası hâline gelebilir. CMK m.147 uyarınca ifade öncesinde size haklarınızın hatırlatılması zorunludur: kimlik bilgileriniz dışında susma hakkınız, müdafi (avukat) seçme ve onun hukuki yardımından yararlanma hakkınız, maddi durumunuz elvermiyorsa baro tarafından ücretsiz avukat görevlendirilmesini isteme hakkınız ve lehinize olan delillerin toplanmasını talep etme hakkınız vardır. Müdafi eşliğinde ifade vermek yasal hakkınızdır ve aleyhinize yorumlanamaz; avukat, soruların hukuka uygunluğunu denetler ve tutanağın söylediklerinizi doğru yansıtmasını sağlar. Davet edildiğiniz sıfatın (tanık mı, şüpheli mi) netleştirilmesi de önemlidir; çünkü haklarınız bu sıfata göre değişir. İfade tarihinden önce büromuzla iletişime geçmeniz hâlinde dosya kapsamı değerlendirilerek ifadeye birlikte hazırlanılır; acil durumlar için aynı gün görüşme planlanmaya çalışılır.

Bireysel işlenen suçlarda gözaltı, en yakın hâkim veya mahkemeye sevk için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren 24 saati geçemez (CMK m.91). Toplu işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı bu süreyi her seferinde bir günü aşmamak üzere yazılı emirle en fazla 3 gün daha uzatabilir; bu hâlde toplam süre 4 güne kadar çıkabilir.

Evet. Yakalanan kişi, müdafii veya yakınları, gözaltına alma ya da gözaltı süresinin uzatılması kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Hâkim, başvuruyu evrak üzerinden inceleyip derhâl ve her hâlde en geç 24 saat içinde sonuçlandırmak zorundadır (CMK m.91/5).

Tutuklama, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin ve CMK m.100'de sayılan bir tutuklama nedeninin (kaçma şüphesi, delilleri karartma girişimi veya kanunda sayılan belirli ağır suç kategorilerinden birinin işlendiğine dair kuvvetli şüphe) birlikte bulunmasını gerektirir; işin önemiyle ölçülü değilse tutuklama kararı verilemez. Yalnızca adli para cezasını gerektiren veya üst sınırı iki yıldan fazla olmayan hapis cezalı suçlarda (vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç) tutuklama kararı verilemez.

Toplam olarak (soruşturma + kovuşturma) ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk en çok 1 yıl (gerekçeyle 6 ay daha uzatılabilir); ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde en çok 2 yıldır ve gerekçeli uzatmayla toplamda 3 yılı, bazı ağır suç kategorilerinde ve terör suçlarında 5 yılı geçemez (CMK m.102). Yalnızca soruşturma evresi için ise ayrı ve daha kısa üst sınırlar uygulanır: ağır ceza dışı işlerde en çok 6 ay, ağır ceza kapsamına giren işlerde en çok 1 yıl (bazı ağır suçlarda, terör suçlarında ve toplu işlenen suçlarda gerekçeyle 6 ay daha uzatılarak 1 yıl 6 aya kadar). Bu süreler kanuni ÜST sınırdır; uygulamada mahkeme, adli kontrolün yeterli olup olmadığını belirli aralıklarla (üst sınır dolmadan önce de) resen değerlendirmek zorundadır, dolayısıyla tutukluluk çoğu dosyada üst sınıra ulaşmadan sona erer. Üst sınıra ulaşılmasına rağmen yargılama sonuçlanmamışsa, sanık kural olarak tahliye edilir ve dava adli kontrol tedbirleriyle devam eder; bu durum davanın düşmesi anlamına gelmez. Fiilî tutuklu kalınan süre, mahkûmiyet hâlinde infaz edilecek cezadan mahsup edilir.

Evet. Tutuklama kararına karşı, kanunda ayrıca süre öngörülmediği hâllerde CMK m.268 uyarınca kararın öğrenildiği tarihten itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. Her tutukluluk incelemesinde ayrıca adli kontrol tedbirlerinin yeterli olacağı da savunulabilir; etkili bir itiraz dilekçesi somut delillerle desteklenmelidir.

HAGB; 2 yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezalarında, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, zararın giderilmiş olması ve yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması şartlarıyla uygulanabilen bir kurumdur (CMK m.231). Karar verilirse sanık, hükmün kesinleşmesinden itibaren 5 yıllık bir denetim süresine tabi tutulur; bu süre yeni bir kasıtlı suç işlenmeden geçirilirse dava düşer.

Yalnızca takibi şikâyete bağlı suçlarda (basit yaralama, hakaret, tehdit gibi) şikâyetten vazgeçme davayı düşürür. Resen soruşturulan suçlarda vazgeçme davayı düşürmez, ancak ceza indirimine etki edebilir. Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet hakkı, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içinde kullanılmalıdır (TCK m.73).

Basit hırsızlık (TCK m.141), zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malın alınmasıdır ve 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Uygulamada dosyaların çoğu ise nitelikli hırsızlık (TCK m.142) kapsamında açılır: kilit kırmak veya kilitli yerden çalmak, malın işyeri, ibadethane veya kamu kurumunda bulunması, gece vakti işlenmesi gibi hâller cezanın alt ve üst sınırını belirgin biçimde yükseltir — bu nedenle iddianamede hangi nitelikli hâlin gösterildiği, savunma stratejisinin çıkış noktasıdır. Malın değerinin azlığı (TCK m.145) cezada indirim veya ceza verilmekten vazgeçilme sebebi olabilirken; kullanma hırsızlığı (TCK m.146) ve zorunluluk hâli gibi kurumlar da somut olaya göre değerlendirilir. Suçun akraba arasında işlenmesi hâlinde şahsi cezasızlık veya şikâyete bağlılık hükümleri (TCK m.167) devreye girebilir. Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık (TCK m.168) kapsamında zararın giderilmesi, cezada önemli oranda indirim sağlar. Her nitelikli hâlin ayrı ayrı ispatlanması gerektiğinden, kamera kayıtları ve teknik delillerin denetimi bu dosyalarda belirleyicidir.

Dolandırıcılık (TCK m.157), hileli davranışlarla bir kimseyi aldatarak haksız yarar sağlamayı 1-5 yıl hapis ve adli para cezasıyla cezalandıran bir suçtur. Sözleşmeye aykırılık veya borcun ödenmemesi tek başına dolandırıcılık oluşturmaz; hile unsurunun somut delillerle ortaya konması gerekir, bu ayrımın doğru yapılması hem şikâyetçi hem şüpheli açısından belirleyicidir.

Hayır. Etkisi basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif kasten yaralamada (TCK m.86/2) kovuşturma şikâyete bağlıdır. Ancak eşe, üstsoy/altsoya, silahla veya kamu görevlisine karşı işlenmesi gibi nitelikli hâllerde (TCK m.86/3) şikâyet aranmaksızın resen soruşturulur ve ceza yarı oranında artırılır.

Evet, ikisi tamamen farklı rejimlere tabidir. Uyuşturucuyu satma, bulundurma, nakletme gibi ticaret fiilleri (TCK m.188) en az 10 yıl hapis cezası gerektirirken, yalnızca kullanmak amacıyla bulundurma ayrı ve daha hafif bir düzenlemeye (TCK m.191) tabidir. Bu ayrımın dosyada doğru tespit edilmesi savunmanın yönünü belirler.

Adli kontrol; yurt dışına çıkış yasağı, belirli aralıklarla imza yükümlülüğü veya belirli yerlere gitme yasağı gibi tedbirlerle şüpheli/sanığın özgürlüğünü kısıtlamadan yargılamanın güvenliğini sağlamayı amaçlar. Tutuklamaya göre çok daha hafif bir tedbirdir; mahkemeler, tutuklama nedenleri varsa dahi adli kontrolün yeterli olup olmadığını değerlendirmekle yükümlüdür.

Zorunlu olmasa da önerilir. Mağdur/müşteki vekili; soruşturma dosyasına erişim, delillerin toplanmasını talep etme, kamu davasına katılma (müdahillik) ve maddi-manevi tazminat taleplerinin takibi konularında süreci güçlendirir; özellikle şikâyet süresi ve delil kaybı riski taşıyan dosyalarda erken temas önemlidir.

Adli sicil kaydının silinmesi ve arşiv kaydına dönüşmesi, mahkûmiyetin türüne, infazın tamamlanma tarihine ve tekrar suç işlenip işlenmediğine göre değişen ayrı bir infaz hukuku sürecidir. Güncel durumun tespiti ve gerekiyorsa arşiv kaydının silinmesi talebi için dosyanın avukatla birlikte değerlendirilmesi önerilir.

Ağır ceza mahkemesi yalnızca kanunda sayılan sınırlı suçlara bakar: yağma, irtikâp, resmî belgede nitelikli sahtecilik, hileli iflas, devletin güvenliğine/anayasal düzene karşı bazı suçlar ve ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlar (5235 sayılı Kanun m.12). Bunların dışında kalan suçlara — hırsızlık, dolandırıcılık, basit yaralama gibi — asliye ceza mahkemesi bakar.

2024 yılındaki 7499 sayılı Kanun değişikliğiyle usul değişti: süre artık hükmün açıklandığı gün değil, gerekçeli kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten itibaren işler ve her iki kanun yolu için de iki haftadır (CMK m.273, m.291). Ayrıca temyiz yolu miktar sınırına da tabidir; beş yıl veya daha az hapis cezaları kural olarak Yargıtay'a taşınamaz (CMK m.286/2), bazı suçlarda ise bu sınıra bakılmaksızın temyiz yolu açıktır (CMK m.286/3).

Hayır. CMK m.217/2 uyarınca bir suç ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispat edilebilir; usulsüz arama, rıza dışı dinleme veya kanuni hakları hatırlatılmadan alınan ifade gibi hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller mahkûmiyete esas alınamaz. Böyle bir usul hatası tespit edildiğinde, bu delilin dosyadan çıkarılması savunmanın önceliği olmalıdır.

Evet, şartları varsa. TCK m.51 uyarınca iki yıl veya daha az (bazı yaş gruplarında üç yıla kadar) hapis cezaları; sanığın daha önce üç aydan fazla kasıtlı suç mahkûmiyeti bulunmaması ve mahkemede yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması şartıyla ertelenebilir. Ayrıca kısa süreli hapis cezaları TCK m.50 kapsamında adli para cezasına veya kamuya yararlı işte çalıştırma gibi seçenek yaptırımlara da çevrilebilir.

Sorunuzun cevabını bulamadınız mı? Bize ulaşın →

Blog

Ceza Hukuku Yazıları

İlk Adımı Atın

Hukuki Sorununuz Beklemeye Gelmez

Süreler hak kaybettirir. Dosyanızı bugün birlikte değerlendirelim; size net bir yol haritası ve gerçekçi bir beklenti sunalım.