İhaleyi Sabote Edene Ceza: İcra Satışlarında Sıkılaştırma
12. Yargı Paketi ile İİK m.114 değişti: ihaleyi kazanıp bedeli yatırmayana teklif bedelinin yüzde beşi oranında idari para cezası getirildi, izale-i şüyuda mirasçılara öncelik tanındı.
İcra Avukatı
Alacağınızı tahsil etmek için icra takibi başlatabilir; hakkınızda başlatılan haksız takibe karşı ise 7 gün içinde itiraz edebilirsiniz. Doğru takip türünün seçilmesi ve sürelerin kaçırılmaması, tahsilat başarısının belirleyicisidir.
İcra ve iflas hukuku, alacaklı ile borçlu arasındaki dengeyi düzenleyen ve süre yönünden en hassas hukuk dallarından biridir. Yedi günlük itiraz süresinin kaçırılması, borçlu olmadığınız bir tutarı ödemek zorunda kalmanıza yol açabilir. Büromuz; alacaklı vekilliğinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) sunduğu araçlarla hızlı ve etkin tahsilat stratejileri kurar; borçlu vekilliğinde ise takibe itiraz, menfi tespit ve istirdat davalarıyla müvekkillerinin haklarını korur. Kambiyo senetlerine özgü takipler, kira alacakları ve tahliye, ipoteğin paraya çevrilmesi ve konkordato başlıca çalışma konularımızdır.
Elinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklı, para ve teminat alacakları için genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatabilir (İİK m.42 vd.). İcra dairesinin gönderdiği ödeme emrini alan borçlu, tebliğden itibaren 7 gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak itiraz edebilir (İİK m.62); süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur (İİK m.66). Borcun tamamına, bir kısmına veya yalnızca imzaya itiraz edilebilir; kısmi itirazda itiraz edilen tutarın açıkça gösterilmesi gerekir, aksi hâlde itiraz hiç yapılmamış sayılır. 7 günlük süre kaçırılırsa takip kesinleşir ve borçlu aleyhine haciz aşamasına geçilebilir; bu noktadan sonra borçlunun elinde yalnızca gecikmiş itiraz (İİK m.65) ve menfi tespit davası gibi daha dar ve daha zahmetli yollar kalır. İtiraz dilekçesinin icra dairesine bizzat, vekil aracılığıyla veya UYAP üzerinden e-imzayla sunulabilmesi kısa sürede harekete geçmeyi kolaylaştırır; itiraz hakkı kullanılmadan önce ödeme emrindeki alacak kalemlerinin (asıl alacak, faiz, masraf) tek tek denetlenmesi, kısmi itirazın doğru kapsamda ve tutarda yapılmasını sağlar.
Borçlunun itirazı üzerine duran takibi canlandırmak isteyen alacaklının önünde iki yol vardır. İtirazın iptali davası (İİK m.67), itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemede açılır; alacaklı haklı çıkarsa borçlu, itirazında haksız bulunması hâlinde alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilebilir. İtirazın kaldırılması (İİK m.68) ise 6 ay içinde doğrudan icra mahkemesinden istenir; ancak bu yol yalnızca imzası ikrar edilmiş adi senet, imzası noterlikçe onaylı senet veya resmî dairelerin usulüne uygun belgeleri gibi kanunda sayılan nitelikli belgelere dayanan alacaklar için açıktır. Hangi yolun seçileceği; eldeki belgenin niteliğine, sürelere ve tazminat taleplerine göre dosya bazında belirlenmelidir — yanlış yol seçimi aylarca zaman kaybettirir. Uygulamada elde imzası ikrar edilmiş bir senet bulunmasına rağmen doğrudan itirazın iptali davasına yönelmek sık görülen bir hatadır; bu durumda itirazın kaldırılması yoluna başvurmak, aynı sonuca çok daha kısa sürede ve daha düşük masrafla ulaşılmasını sağlayabilir.
Çek, bono (senet) ve poliçeye dayanan alacaklarda İİK m.167 vd. hükümlerine göre kambiyo senetlerine özgü haciz yolu kullanılır. Bu takipte borçluya gönderilen ödeme emrinde ödeme süresi 10 gündür; borca ve imzaya itiraz ise genel haciz yolundan farklı olarak icra dairesine değil, 5 gün içinde icra mahkemesine yapılır (İİK m.168-169) ve kural olarak satıştan başka icra takip işlemlerini durdurmaz. İmzaya itiraz edilecekse bunun açıkça ve ayrıca ileri sürülmesi gerekir; haksız imza itirazının kanunda öngörülen para cezası ve tazminat yaptırımları vardır. Kambiyo takibinin avantajı hız, riski ise senedin kambiyo vasfının (zorunlu unsurların) eksik olması hâlinde takibin iptalidir; bu nedenle takip öncesinde senedin unsur denetimi mutlaka yapılmalıdır. Uygulamada itirazın sehven icra dairesine sunulması, 5 günlük sürenin fiilen kaçırılmasına yol açan en sık hatalardan biridir; kambiyo takibiyle karşılaşan borçlunun ödeme emrini aldığı gün itiraz merciinin icra mahkemesi olduğunu netleştirmesi büyük önem taşır.
Takip kesinleştiğinde alacaklı, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczini isteyebilir. Ancak kanun, borçlunun ve ailesinin yaşamını sürdürebilmesi için bir çekirdek malvarlığını koruma altına alır: İİK m.82'de sayılan ekonomik faaliyeti için gerekli mesleki eşya, borçlunun haline münasip evi gibi değerler haczedilemez. Maaş ve ücret haczinde İİK m.83 uygulanır; borçlu ve ailesinin geçimi için gerekli tutar ayrıldıktan sonra kalan kısım haczedilebilir ve uygulamada bu, kural olarak net maaşın dörtte biri üzerinden yürütülür; nafaka alacaklarında öncelik ve daha geniş kesinti mümkündür. SGK emekli aylığı ise 5510 sayılı Kanun m.93 uyarınca — nafaka borçları ve Kurum alacakları dışında — borçlunun rızası olmadan haczedilemez; buna rağmen konulan hacizler şikâyet yoluyla kaldırılabilir. Birden fazla haciz aynı maaş üzerinde sıraya konulduğunda, önceki dosyanın kesintisi tamamlanmadan sıradaki haciz için kesinti başlamaz; borçlunun aynı anda birden çok dosyadan haciz altında olduğu durumlarda bu sıralamanın doğru takip edilmesi, her ay kesilecek tutarın isabetli hesaplanması açısından önemlidir.
Vadesi gelmiş ve rehinle güvence altına alınmamış para alacaklarında alacaklı, borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşı mahkemeden ihtiyati haciz kararı isteyebilir (İİK m.257 vd.). Mahkeme genellikle alacaklıdan teminat alarak karar verir; karar, borçlunun banka hesapları, araçları ve taşınmazları üzerine dava veya takip sonuçlanmadan önce tedbir konulmasını sağlar. İhtiyati haciz kararının uygulanmasından sonra alacaklının kanunda öngörülen 7 günlük süre içinde takibe geçmesi veya dava açması gerekir (İİK m.264); aksi hâlde ihtiyati haciz kendiliğinden kalkar. Borçlu tarafında ise karara karşı itiraz yolu açıktır (İİK m.265). Doğru zamanlanmış bir ihtiyati haciz, özellikle ticari alacaklarda tahsilat başarısını belirleyen en güçlü araçlardan biridir.
Gerçekte borçlu olmadığı hâlde takiple karşılaşan kişi, borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir (İİK m.72). Takipten önce açılan davada mahkeme, alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verebilir; takipten sonra açılan davada ise takip durmaz, ancak teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi sağlanabilir. Paranın icra tehdidi altında ödenmiş olması hâlinde ise geri alınması için istirdat davası gündeme gelir; bu dava, paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır. Bu davalarda ispat yükünün dağılımı ve delil durumu sonucu doğrudan belirlediğinden, ödeme dekontları, yazışmalar ve sözleşmelerin eksiksiz derlenmesi önemlidir.
Borçlunun, alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla malvarlığını üçüncü kişilere devretmesi hâlinde alacaklı, İİK m.277 vd. uyarınca tasarrufun iptali davası açarak bu devirlerin kendi alacağı yönünden geçersiz sayılmasını ve devredilen mal üzerinde haciz ve satış isteyebilmeyi talep edebilir. Kanun; ivazsız (karşılıksız) tasarrufları, aciz hâlinde yapılan bazı işlemleri ve alacaklıya zarar verme kastıyla yapılan tasarrufları ayrı hükümlerle düzenler; yakın akrabaya yapılan devirler ile gerçek değerin belirgin altındaki satışlar uygulamada güçlü iptal sebepleri arasındadır. Dava, tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süreye tabidir (İİK m.284) ve açılabilmesi için kural olarak borçlu hakkında kesin veya geçici aciz belgesi alınmış olması gerekir; bu ön şartların planlanması dava stratejisinin parçasıdır.
Kirasını ödemeyen kiracıya karşı ev sahibi, tahliye talepli icra takibi başlatabilir (İİK m.269 vd.). Konut ve çatılı işyeri kiralarında borçluya gönderilen ödeme emrinde kiracıya 30 günlük ödeme süresi tanınır; kiracı bu süre içinde borcu öderse tahliye gerçekleşmez, ödemez ve 7 gün içinde itiraz da etmezse alacaklı icra mahkemesinden kiracının tahliyesini isteyebilir. Bu yol, tahliye davasına göre çok daha hızlı sonuç verebildiği için kira alacağı biriken mülk sahiplerinin ilk değerlendirmesi gereken seçenektir. Ayrıca yazılı tahliye taahhüdü varsa, taahhüt edilen tarihte boşaltılmayan taşınmaz için ayrı bir ilamsız tahliye takibi de mümkündür; taahhüdün geçerlilik şartları (kira sözleşmesinden sonra ve yazılı verilmesi gibi) titizlikle denetlenmelidir.
Borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altındaki işletmeler için konkordato (İİK m.285 vd.), alacaklılarla mahkeme denetiminde anlaşarak borçların yeniden yapılandırılmasını sağlayan bir kurumdur. Başvuru üzerine mahkeme 3 aylık geçici mühlet verir ve bu süre en fazla 2 ay uzatılabilir; şartlar oluşursa 1 yıllık kesin mühlete geçilir, güçlük hâlinde bu süre 6 aya kadar uzatılabilir. Mühlet süresince kural olarak borçlu aleyhine takip yapılamaz ve başlamış takipler durur. Konkordato hem borçlu şirketler için bir nefes alanı hem de alacaklılar için tahsilat stratejisinin yeniden kurulmasını gerektiren bir süreçtir; büromuz her iki tarafta da alacak kaydı, alacaklılar toplantısı ve proje müzakeresi aşamalarında temsil hizmeti verir.
Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Esenyurt'taki borçlu ve alacaklıların dosyaları ağırlıklı olarak Büyükçekmece Adliyesi'ndeki icra daireleri ve icra hukuk mahkemelerinde yürütülür. Takip talebinin UYAP üzerinden elektronik olarak açılması, tebligat adreslerinin güncel tutulması ve haciz taleplerinin sorgu sonuçlarıyla eşzamanlı planlanması, bölgedeki dosyalarda süreci en çok hızlandıran pratik adımlardır. Bölgenin yoğun konut ve ticaret dokusu nedeniyle kira alacağı, site aidatı ve esnaf çek-senet dosyaları icra dairelerinin günlük iş yükünün önemli bir bölümünü oluşturur; satış (paraya çevirme) aşamasında elektronik satış portalı üzerinden yürüyen ihale sürecinin takibi ise ayrı bir dikkat gerektirir. Duruşmasız işleyen bu süreçte hataların çoğu evrak ve süre takibinden kaynaklanır; düzenli dosya kontrolü bu riski büyük ölçüde ortadan kaldırır.
Uygulamada en sık karşılaştığımız hatalar şunlardır: ödeme emrini tebliğ alıp 7 günlük itiraz süresini 'nasılsa borçlu değilim' düşüncesiyle geçirmek; itiraz ederken kısmi itirazda tutarı açıkça belirtmemek; kambiyo takibinde itirazın icra mahkemesine değil yanlışlıkla icra dairesine yapılması; alacaklı tarafta ise takibi başlatıp haciz ve satış taleplerini süresinde yenilemeyerek dosyanın işlemden kaldırılmasına yol açmak. Borçluların icra baskısı altında, hukuki niteliği düşünülmeden imzaladığı taahhütler de ayrı bir risk alanıdır: taahhüdü ihlal, kanunda ayrıca yaptırıma bağlanmıştır. Hem alacaklı hem borçlu tarafında sürecin bir takvime bağlanması ve her adımın belgeyle atılması, bu hataların tamamını önleyebilir.
(Aşağıdaki örnek, sık karşılaşılan bir dosya tipini anlatmak amacıyla kurgulanmıştır; belirli bir müvekkile veya davaya atıf içermez.) Bir tedarikçi, ödenmeyen fatura alacağı için ilamsız takip başlatır; borçlu şirket 7 gün içinde borcun tamamına itiraz eder ve takip durur. Bu noktada alacaklının elindeki belgeler değerlendirilir: imzalı sözleşme, teslim belgeleri ve mutabakat yazışmaları varsa 1 yıl içinde itirazın iptali davası açılır ve koşulları oluştuğunda icra inkâr tazminatı da talep edilir. Dava sürerken borçlunun malvarlığını devretme riskine karşı ihtiyati haciz değerlendirilir. Bu kurgu; hangi belgenin hangi usul yolunu açtığını ve sürelerin nasıl zincirleme planlandığını göstermektedir — gerçek dosyalarda strateji, belge durumuna göre bu iskelet üzerinde kurulur.
Son güncelleme:
Sık Sorulan Sorular
Somut olayınıza ilişkin değerlendirme için lütfen randevu alınız.
Sorunuzun cevabını bulamadınız mı? Bize ulaşın →
Blog
12. Yargı Paketi ile İİK m.114 değişti: ihaleyi kazanıp bedeli yatırmayana teklif bedelinin yüzde beşi oranında idari para cezası getirildi, izale-i şüyuda mirasçılara öncelik tanındı.
Büyükçekmece, Esenyurt ve Beylikdüzü'nde ödeme emrine itiraz nasıl yapılır? 7 günlük süre, kambiyo senetlerinde 5 gün, itirazın iptali ve kaldırılması süreçleri.
Mal beyanında bulunmayan borçlu hakkında icra mahkemesi tazyik hapsi kararı verebilir. Mal beyanı süresi, gerçeğe aykırı beyan suçu ve şikayet süresi İİK hükümleriyle anlatıldı.
İlk Adımı Atın
Süreler hak kaybettirir. Dosyanızı bugün birlikte değerlendirelim; size net bir yol haritası ve gerçekçi bir beklenti sunalım.