Borçlunun Mal Beyanında Bulunmamasının Sonuçları Nelerdir?
Mal beyanında bulunmayan borçlu hakkında icra mahkemesi tazyik hapsi kararı verebilir. Mal beyanı süresi, gerçeğe aykırı beyan suçu ve şikayet süresi İİK hükümleriyle anlatıldı.
Mal beyanında bulunmayan borçlu, alacaklının talebi üzerine icra mahkemesi hâkimi tarafından, beyanda bulununcaya kadar ve bir defaya mahsus olmak üzere hapisle tazyik edilir; bu hapis üç ayı geçemez (İİK m. 76). Söz konusu yaptırım bir ceza değil, borçluyu kanuni yükümlülüğünü yerine getirmeye zorlamaya yönelik bir tedbirdir; borçlu mal beyanında bulunduğu anda tahliye edilir.
Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak ise ayrı ve gerçek anlamda bir suçtur ve alacaklının şikayeti üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezasını gerektirir (İİK m. 338). Burada önemli bir noktanın altını çizmek gerekir: mal beyanında bulunmamayı ayrıca cezalandıran İİK m. 337'nin birinci fıkrası, Anayasa Mahkemesi'nin 28.02.2008 tarihli ve E. 2006/71, K. 2008/69 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bugün mal beyanında bulunmamanın yaptırımı, m. 76'daki tazyik hapsinden ibarettir.
Mal Beyanı Nedir, Neleri Kapsar?
İİK m. 74 mal beyanını oldukça geniş tanımlar. Borçlu; gerek kendisinde gerek üçüncü kişiler elinde bulunan mal, alacak ve haklarından borcuna yetecek miktarın nevini, mahiyetini ve vasıflarını, her türlü kazanç ve gelirlerini, yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını ve bunlara göre borcunu ne şekilde ödeyebileceğini icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirir.
Bu tanımın pratikte gözden kaçan üç unsuru vardır:
- Üçüncü kişilerdeki değerler de kapsamdadır. Bir bankadaki mevduat, bir müşteriden olan alacak, kiracıdan tahsil edilecek kira bedeli beyana dahildir.
- Yalnızca mal değil, gelir ve geçim kaynağı da bildirilir. "Malım yok" demek tek başına beyan değildir; borçlunun ne ile geçindiğini açıklaması beklenir.
- Ödeme planı beyanın parçasıdır. Borcun ne suretle ödenebileceğinin gösterilmesi kanunun aradığı unsurlardandır.
Beyan icra dairesine yapılır; uygulamada borçlunun UYAP üzerinden ya da doğrudan icra dosyasına verdiği dilekçeyle bildirimde bulunması yaygındır, sözlü beyan hâlinde tutanağa geçirilir.
Mal Beyanı Süresi Kaç Gündür?
Süre, takibin türüne ve borçlunun itiraz edip etmediğine göre değişir:
- Genel haciz yolunda ödeme emrine itiraz edilmemişse, ödeme emrinde belirtilen yedi günlük süre içinde mal beyanında bulunulmalıdır (İİK m. 60/4).
- İlamlı icrada icra emrinde gösterilen yedi günlük süre içinde beyanda bulunulur (İİK m. 32).
- Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda itiraz edilmez ve borç ödenmezse on gün, itiraz edilip reddedilirse üç gün içinde beyanda bulunulur (İİK m. 168/6).
- İtiraz edilmiş ve itiraz kaldırılmış ya da iptal edilmişse, İİK m. 75 devreye girer: itirazının iptaline veya kesin ya da geçici olarak kaldırılmasına karar verilen borçlu, kararın kendisine tebliğinden itibaren üç gün içinde beyanda bulunmak zorundadır. Karar borçlunun yüzüne karşı verilmişse süre tefhimden başlar.
Bu üç günlük süre, uygulamada en çok kaçırılan süredir. İtirazın kaldırılması kararını alan borçlu genellikle kararın kesinleşmesini bekler; oysa kanun süreyi kararın tebliğine veya tefhimine bağlamıştır.
Yaptırım: Tazyik Hapsi (İİK m. 76)
Mal beyanında bulunmayan borçlu hakkında icra mahkemesi, alacaklının talebiyle hapisle tazyik kararı verir. Bu kararın nitelikleri şöyle özetlenebilir:
- Talebe bağlıdır. İcra mahkemesi kendiliğinden harekete geçmez; alacaklının veya vekilinin başvurusu şarttır.
- Amaç zorlamadır, cezalandırma değil. Yargıtay kararlarında da bu eylemin İİK m. 76 uyarınca tazyik hapsi yaptırımına bağlandığı, adli sicile işlenen bir hapis cezası niteliği taşımadığı vurgulanır (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/30278, K. 2019/10709).
- Beyanla son bulur. Borçlu mal beyanında bulunduğu anda hapis kalkar.
- Süre sınırlıdır. Hapis üç ayı geçemez ve bir defaya mahsustur; aynı takipte tekrar tekrar tazyik hapsi istenemez.
- Karar mercii icra mahkemesidir. İİK m. 346 uyarınca bu Kanun hükümlerine göre disiplin veya tazyik hapsine icra mahkemesi karar verir.
- Kanun yolu itirazdır. İcra mahkemesinin tazyik ve disiplin hapsine ilişkin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir; itiraz incelemesi sonunda verilen karar kesindir (İİK m. 353). Yargıtay, bu tür kararlarda temyiz değil itiraz yolunun işlediğini istikrarlı biçimde belirtmiştir (Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2014/1588, K. 2014/19804).
Gerçeğe Aykırı Beyan Ayrı Bir Suçtur
Borçlunun beyanda bulunması tek başına yeterli değildir; beyanın doğru olması da gerekir. İİK m. 338 uyarınca, bu Kanuna göre istenen beyanı gerçeğe aykırı biçimde yapan kişi, alacaklının şikayeti üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Burada söz konusu olan tazyik değil, gerçek bir hapis cezasıdır ve borcun sonradan ödenmesi kendiliğinden cezayı düşürmez.
Malı olduğu hâlde "hiçbir malım yok" diyen, taşınmazını beyan dışı bırakan ya da düzenli gelirini gizleyen borçlu bu hükmün kapsamına girer. Beyanın gerçeğe aykırılığı çoğu zaman tapu, trafik tescil, SGK ve banka müzekkerelerinden dönen cevaplarla ortaya çıkar.
Sonradan Kazanılan Malların Bildirilmesi Yükümlülüğü
Mal beyanı tek seferlik bir işlem değildir. İİK m. 77'ye göre, icra dairesine yaptığı beyanda malı olmadığını bildirmiş, borcuna yetecek mal göstermemiş yahut beyandan kaçınmış olan borçlu, sonradan kazandığı malları ve kazancındaki ya da gelirindeki artışları yedi gün içinde icra dairesine taahhütlü mektupla veya sözlü olarak bildirmek zorundadır.
Bu yükümlülüğün ihlali de yaptırımsız değildir. İİK m. 339 uyarınca, makbul bir mazereti olmaksızın yedi gün içinde bildirimde bulunmayan borçlu, mal veya kazanç asıl ya da bedel itibarıyla mevcutsa on güne kadar; makbul bir sebep olmaksızın elden çıkarılmışsa bir aya kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır. Bu cezaya da alacaklının şikayeti üzerine karar verilir ve borçlu takibe konu borcu tamamen öderse ceza düşer.
Şikayet Süresi ve Görevli Mahkeme
İİK m. 347 uyarınca, Kanunun ceza hükümlerine ilişkin bu babındaki fiillerden dolayı şikayet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Uygulamada en sık karşılaşılan ret sebeplerinden biri bu sürenin kaçırılmasıdır: mal beyanı süresinin dolduğu tarih fiilin işlendiği tarih olarak esas alınır ve bir yıllık süre bu andan itibaren işler.
Görevli ve yetkili mahkeme icra mahkemesidir. İİK m. 346, icra mahkemesinin görevine giren bu işlerin diğer mahkemelerde görülen ceza davalarıyla birleştirilemeyeceğini ayrıca hükme bağlamıştır.
Sonuç
Mal beyanının hem süresi hem içeriği, borçlu açısından ciddi sonuçlar doğurabilecek ayrıntılardır. Malı olmadığını usulüne uygun bildirmek dahi tek başına tazyik hapsi riskini ortadan kaldıran bir işlemdir; buna karşılık beyandan kaçınmak veya gerçeğe aykırı beyanda bulunmak, sırasıyla tazyik hapsi ve gerçek bir hapis cezasıyla karşılık bulabilir. İtirazın kaldırılması kararından sonraki üç günlük sürenin ve sonradan kazanılan malların bildirilmesi yükümlülüğünün gözden kaçırılmaması, dosyanın seyrini doğrudan etkiler.
Kaynakça
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 74-77, m. 337-339, m. 346-347, m. 353 — Mal beyanı, tazyik hapsi ve ceza hükümleri
- Anayasa Mahkemesi, E. 2006/71, K. 2008/69, 28.02.2008 tarihli karar — İİK m. 337/1'in iptali
- Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/30278, K. 2019/10709 — Tazyik hapsinin niteliği
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2014/1588, K. 2014/19804 — Tazyik ve disiplin hapsi kararlarına karşı kanun yolu
Sık Sorulan Sorular
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat değişebilir; somut olayınız için mutlaka avukata danışınız.