Kıdem Tazminatında Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?
Kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatında zamanaşımı beş yıl. 25.10.2017 geçiş rejimi, zamanaşımı def'i usulü ve süreyi kesen-durduran sebepler.
Kıdem tazminatında zamanaşımı süresi beş yıldır ve bu süre iş sözleşmesinin sona erdiği (fesih) tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu kural, 12/10/2017 tarihli ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 15. maddesiyle 4857 sayılı İş Kanunu'na eklenen ek 3. maddeden doğar ve 25/10/2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Aynı beş yıllık süre ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, eşit davranma ilkesine aykırı fesihten kaynaklanan tazminat ve yıllık izin ücreti bakımından da geçerlidir. Daha önce bu alacaklar Türk Borçlar Kanunu m. 146 uyarınca on yıllık genel zamanaşımına tabiydi; dolayısıyla eski fesihlerde hangi sürenin uygulanacağı hâlâ pratikte tartışma konusu olmaktadır.
Bu yazı, kıdem tazminatının nasıl hesaplandığını değil — bu konu ayrı bir başlıktır — özellikle ne zaman zamanaşımına uğradığını ele almaktadır.
Beş Yıllık Süre Hangi Alacakları Kapsıyor?
İş Kanunu ek m. 3, "iş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olursa olsun" ifadesiyle geniş bir kapsam çizer. Hükmün kapsamına şu kalemler girer:
- Kıdem tazminatı,
- İş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat (ihbar tazminatı),
- Kötüniyet tazminatı,
- İş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat,
- Yıllık izin ücreti.
Ücret alacakları ise ayrı bir rejime tabidir. 4857 sayılı Kanun'un 32. maddesinin son fıkrası "Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır" der; aynı sonuca Türk Borçlar Kanunu m. 147'nin ücret gibi dönemsel edimleri beş yıla bağlayan hükmünden de ulaşılır. Fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, prim ve ikramiye gibi kalemlerde de beş yıl geçerlidir — ancak buradaki fark kritiktir: ücret niteliğindeki alacaklarda zamanaşımı her ay muaccel oldukça ayrı ayrı işlemeye başlar, fesihle başlamaz. Bu yüzden uzun süreli çalışmalarda dava tarihinden geriye doğru beş yılı aşan fazla mesai alacakları eriyip gider.
Yıllık izin ücreti bu ikisinin arasında durur. İş Kanunu m. 59 açıkça "Bu ücrete ilişkin zamanaşımı iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar" der. İzin hakkı çalışırken kullanılan bir dinlenme hakkıdır; ancak fesihle birlikte para alacağına dönüşür ve süre o anda işlemeye başlar.
25 Ekim 2017 Geçiş Rejimi: Hangi Fesihte Hangi Süre?
Bu, uygulamada en çok hata yapılan noktadır. 4857 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi, ek 3. maddenin yürürlük tarihinden sonra sona eren iş sözleşmelerine uygulanacağını öngörür. Öncesi için ise klasik geçiş kuralı devreye girer: 25.10.2017 tarihinden önce işlemeye başlamış zamanaşımı süreleri, değişiklikten önceki hükümlere (on yıl) tabi olmaya devam eder; ancak sürenin henüz dolmamış olan kısmı ek 3. maddede öngörülen beş yıldan uzunsa, bu hâlde 25.10.2017 tarihinden itibaren beş yılın geçmesiyle zamanaşımı dolmuş sayılır.
Somutlaştıralım: fesih tarihi eski rejime denk gelen ve bakiye zamanaşımı süresi beş yılın üzerinde olan bir dosyada, kıdem tazminatı alacağının zamanaşımı süresi en geç 25.10.2022 tarihinde dolmuş sayılır. Yani 2017 öncesi fesihlerde "nasılsa on yılım var" düşüncesi çoğu dosyada yanlıştır; pratikte üst sınır 25.10.2022'dir.
Buna karşılık, 25.10.2017'den önce sona eren ve bakiye süresi zaten beş yılın altına inmiş bir sözleşmede eski on yıllık sürenin kalan kısmı işlemeye devam eder. Hesabı yaparken iki tarihi yan yana yazmak gerekir: fesih tarihi ve 25.10.2017. Aradaki farkı on yıldan düşün, kalan süre beş yıldan uzunsa 25.10.2017 + 5 yıl formülünü uygulayın.
Kıdem tazminatının hukuki dayanağı bakımından bir ayrıntı daha: 4857 sayılı Kanun'un 120. maddesi atfıyla mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi hâlâ yürürlüktedir ve kıdem tazminatının şartlarını ve hesabını (her tam yıl için 30 günlük ücret) o madde belirler. Zamanaşımı ise artık ek m. 3'e tabidir.
Zamanaşımı Def'i: İleri Sürülmezse Hâkim Dikkate Almaz
Zamanaşımı bir hak düşürücü süre değil, bir def'idir. Türk Borçlar Kanunu m. 161 bunu tek cümleyle kurar: "Zamanaşımı ileri sürülmedikçe, hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz." İşveren vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmamışsa, alacak yıllar önce muaccel olmuş olsa dahi mahkeme bunu resen uygulayamaz.
Def'inin ne zaman ileri sürüldüğü de belirleyicidir:
- Cevap dilekçesinde: Süresi içinde verilen cevap dilekçesinde ileri sürülen def'i, dava dilekçesindeki talep kalemlerinin tamamını kapsar.
- Islaha karşı: İş davalarının çoğu kısmi dava veya belirsiz alacak davası olarak açılır ve bilirkişi raporundan sonra ıslahla talep artırılır. Islahla artırılan kısım yönünden zamanaşımı def'inin ayrıca ve süresinde ileri sürülmesi gerekir. Islah dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ileri sürülmeyen def'i, davacı muvafakat etmedikçe dikkate alınmaz.
İşçi vekili açısından buradaki pratik sonuç şudur: ıslaha karşı zamanaşımı def'i süresinde ileri sürülmemişse, bunu tutanağa geçirtmek ve gerekçeli kararda değerlendirilmesini istemek gerekir.
Zamanaşımını Kesen ve Durduran Hâller
Türk Borçlar Kanunu m. 154, zamanaşımını kesen sebepleri iki başlıkta toplar:
- Borçlunun ikrarı: İşverenin borcu kabul etmesi, faiz ödemesi, kısmen ifada bulunması, rehin vermesi ya da kefil göstermesi. Uygulamada en sık görüleni kısmi ödemedir — işverenin kıdem tazminatının bir bölümünü ödemesi, kalan kısım bakımından süreyi sıfırlar.
- Alacaklının hukuki takip başlatması: Dava veya def'i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurulması, icra takibi yapılması veya iflas masasına başvurulması.
Zamanaşımı kesildiğinde süre baştan işlemeye başlar; duraksama değil, sıfırdan yeniden sayım söz konusudur.
Durma bakımından iş hukukuna özgü en önemli hüküm arabuluculuktur. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/17'ye göre, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. İşçi alacağı davalarında arabuluculuk zaten dava şartı olduğundan, süresi dolmak üzere olan bir alacak için ilk adım arabuluculuk başvurusudur — başvuru tarihi itibarıyla süre durur. Benzer bir koruma, Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru zorunluluğunu düzenleyen aynı Kanun'un 4. maddesinde de vardır: Kuruma başvuruda geçen süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz.
Sonuç
Kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatı ile eşit davranma ilkesine aykırılıktan doğan tazminat ve yıllık izin ücretinde zamanaşımı süresi beş yıldır ve fesih tarihinden itibaren işler. 25.10.2017 öncesi fesihlerde geçiş rejimi ayrıca hesaplanmalıdır. Zamanaşımı bir def'i olduğundan işveren tarafından zamanında ve doğru usulle ileri sürülmezse mahkeme resen dikkate alamaz; işçi tarafında ise arabuluculuk başvurusu süreyi durduran en pratik araçtır.
Kaynakça
- 4857 sayılı İş Kanunu ek m. 3, m. 32, m. 59, geçici m. 8 — Zamanaşımı süresi ve geçiş rejimi
- 1475 sayılı İş Kanunu m. 14 — Kıdem tazminatının hukuki dayanağı
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146, 147, 154, 161 — Genel zamanaşımı, kesilme ve def'i
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3, m. 4 — Arabuluculukta zamanaşımının durması
Sık Sorulan Sorular
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat değişebilir; somut olayınız için mutlaka avukata danışınız.