Sigorta Şirketinin Haksız Ret Kararına İtiraz Nasıl Edilir?
Sigorta şirketi tazminatı reddettiğinde ret yazısına itiraz, Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu, dava yolu, zamanaşımı, faiz ve SEDDK şikâyeti adım adım.
Sigorta şirketinin ret kararı kesin bir hüküm değildir; şirkete yapılacak yazılı itirazın ardından uyuşmazlık ya Sigorta Tahkim Komisyonu'na taşınır ya da asliye ticaret mahkemesinde dava konusu edilir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/13 uyarınca Komisyona gidebilmek için şirkete gerekli başvuruyu yapmış ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemiş olmak yeterlidir; şirketin başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi de tek başına başvuru hakkı doğurur. Süre bakımından belirleyici düzenleme 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1420'dir: sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıl, tazminat ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Sigortacı Hangi Hâllerde Gerçekten Ödemeyebilir?
Her ret haksız değildir. Kanun, sigortacının ödeme borcundan kurtulduğu ya da borcunun azaldığı bazı hâlleri açıkça düzenler:
- Rizikonun teminat kapsamı dışında kalması. Türk Ticaret Kanunu m. 1409/1, sigortacıyı yalnızca sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumlu tutar.
- Kasten sebebiyet. m. 1429 uyarınca sigorta ettiren, sigortalı veya bunların fiillerinden sorumlu oldukları kişiler rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep olurlarsa sigortacı tazminat borcundan kurtulur ve aldığı primleri geri vermez. İhmalden kaynaklanan zararlar ise kural olarak teminat içindedir.
- Primin ödenmemiş olması. m. 1421'e göre aksine sözleşme yoksa sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksidin ödenmesiyle başlar.
- Riziko ihbarının geç yapılması. m. 1446, bildirimin yapılmaması veya geç yapılması ödenecek tazminatta artışa yol açmışsa kusurun ağırlığına göre indirim yapılmasını öngörür. Yaptırım "ret" değil, "indirim"dir; üstelik sigortacı rizikoyu daha önce fiilen öğrenmişse bu hükümden yararlanamaz.
Haksız Ret Nerede Başlar? İspat Yükü Meselesi
Uygulamada ret yazılarının büyük bölümü "riziko teminat dışıdır" cümlesine dayanır. Oysa Türk Ticaret Kanunu m. 1409/2 çok nettir: sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının teminat dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Şirket iddiasını somut delille ortaya koymak zorundadır; sigortalıdan "teminat içinde olduğunu ispat et" denilerek dosyanın kapatılması hukuka uygun değildir.
Bu kuralın tek istisnası vardır: sigortalı, rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmez ya da iyiniyet kurallarına açıkça aykırı biçimde teminat dışı bir olayı teminat içindeymiş gibi ihbar ederse, ispat külfeti yer değiştirerek sigortalıya geçer. Şirketin bunu ileri sürebilmesi için de somut delil sunması gerekir; soyut şüphe yetmez.
"Beyan Yükümlülüğünü İhlal Ettiniz" Savunması ve On Beş Günlük Süre
Sık karşılaşılan ikinci ret gerekçesi, poliçe yapılırken eksik veya yanlış beyanda bulunulduğu iddiasıdır. Burada iki ayrı rejim vardır.
Sözleşme kurulurken önemli bir husus bildirilmemiş ya da yanlış bildirilmişse, Türk Ticaret Kanunu m. 1439/1 sigortacıya sözleşmeden cayma veya prim farkı isteme hakkı tanır. Ancak m. 1440/2 bu hakkı bir süreye bağlamıştır: cayma, sigortacının bildirim yükümlülüğünün ihlal edildiğini öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde sigorta ettirene bildirilmelidir. Yıllar sonra hasar dosyasında ortaya atılan beyan itirazlarında ilk sorulacak soru budur: şirket bu hususu ne zaman öğrendi ve süresinde cayma beyanında bulundu mu?
Riziko gerçekleştikten sonra beyan yükümlülüğünün ihmalle ihlal edildiği anlaşılırsa m. 1439/2 tam ret değil, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim öngörür. Tazminatın tamamen ortadan kalkması, ancak kusurun kast derecesinde olması ve ihlal ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı bulunması hâlinde mümkündür. Bağlantı yoksa sigortacı, ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak tazminatı öder. Ret yazısında bu ayrım yapılmadan doğrudan "ödeme yapılmayacaktır" denmesi, çoğu dosyada itirazın en güçlü dayanağıdır.
Ret Yazısını Aldıktan Sonraki İlk Adım
Ret bildirimini aldıktan sonra dosyayı kapatmadan önce şunlar yapılmalıdır:
- Ret gerekçesini yazılı olarak talep etmek. Hangi poliçe maddesine, hangi genel şart hükmüne ve hangi tespite dayanıldığı açıkça sorulmalıdır. Gerekçesi belirsiz bir ret, tahkimde ya da mahkemede savunulması zor bir konumdur.
- Dosyanın tamamını istemek. Eksper raporu, fotoğraflar, servis kayıtları ve varsa istihbarat raporu talep edilmelidir.
- Yazılı itiraz göndermek. Noter ihtarnamesi veya tebliğ belgesi alınabilecek bir yolla; itirazda hem alacağın hem de temerrüt faizinin talep edildiği belirtilmelidir.
- Muacceliyet tarihini tespit etmek. Türk Ticaret Kanunu m. 1427/2 uyarınca tazminat, belgeler sigortacıya verildikten ve araştırmalar bittikten sonra, her hâlde riziko ihbarından kırk beş gün sonra muaccel olur; can sigortalarında bu süre on beş gündür.
Aynı maddenin dördüncü fıkrası önemli bir avantaj sağlar: borç muaccel olunca sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer. Beşinci fıkra ise sigortacıyı temerrüt faizi ödeme borcundan kurtaran sözleşme hükümlerini geçersiz sayar. Ayrıca inceleme, riziko ihbarından itibaren üç ay içinde tamamlanmamışsa m. 1427/3 uyarınca hasar miktarının en az yüzde ellisi avans olarak ödenmelidir.
Sigorta Tahkim Komisyonu'na Başvuru
Komisyona gidebilmenin iki şartı vardır: şirkete başvurulmuş olması ve talebin olumsuz sonuçlandığının belgelenmesi. Kural olarak sistem, tahkime üye olan kuruluşlar bakımından işler; ancak zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ilgili kuruluş üye olmasa dahi hak sahipleri tahkim usulünden yararlanabilir. Poliçenin isteğe bağlı bir sigorta olması hâlinde ise şirketin üyeliğinin önceden kontrol edilmesi gerekir.
Süreç şöyle işler: başvuru önce raportörlerce incelenir, çözülemezse hakeme iletilir. Uyuşmazlık tutarı belirli bir eşiğin üzerindeyse heyet teşekkülü zorunludur. Hakemler görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır; aksi hâlde uyuşmazlık yetkili mahkemece çözülür.
Kanun yolu bakımından kademeli bir yapı vardır. Belirli bir parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda verilen hakem kararları kesindir. Bu sınırın üzerindeki kararlara karşı, kararın Komisyonca bildirilmesinden itibaren on gün içinde, bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir; itiraz üzerine hakem kararının icrası durur ve itiraz talebi hakkında iki ay içinde karar verilir. Daha yüksek bir parasal sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise itiraz üzerine verilen kararlar temyize götürülebilir. İtiraz Hakem Heyeti kararları istinaf incelemesine değil doğrudan temyiz incelemesine tabidir.
Mahkeme Yolu ve Arabuluculuk
Tahkim yerine dava tercih edilebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar ticari dava niteliğinde olduğundan görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Burada Türk Ticaret Kanunu m. 5/A devreye girer: konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Zorunlu bir başvuru yolunun ayrıca öngörüldüğü hâllerde bu şartın uygulanmadığı kabul edildiğinden, poliçe türüne göre değerlendirme yapmak gerekir.
İki noktayı hatırlatmakta yarar vardır. Türk Ticaret Kanunu m. 1454 uyarınca başkası lehine yapılan sigortalarda sözleşmeden doğan haklar sigortalıya aittir ve sigortalı tazminatı doğrudan sigortacıdan isteyebilir, onu dava edebilir. m. 1459 ise zarar sigortalarında ölçüyü koyar: sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder. Son olarak, mahkemeye veya tüketici hakem heyetine intikal etmiş bir uyuşmazlık hakkında artık Komisyona başvurulamaz; yol seçimi geri dönülemez niteliktedir.
SEDDK'ya Şikâyet
Tazminat alacağını doğrudan tahsil ettiren bir yol olmasa da, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na yapılacak şikâyet paralel olarak işletilebilir. Şikâyet, şirketin mevzuata aykırı uygulamalarının denetim boyutunu ilgilendirir; süreleri durdurmaz ve tahkim ya da dava başvurusunun yerine geçmez. Bu nedenle şikâyet dilekçesi verilirken zamanaşımı ve başvuru sürelerinin ayrıca takip edilmesi gerekir.
Sonuç
Haksız ret dosyalarında en sık kaybedilen şey hak değil, süredir. Ret yazısının gerekçesini yazılı olarak almak, ispat yükünün sigortacıda olduğunu vurgulamak ve tahkim ile dava seçenekleri arasında bilinçli tercih yapmak, sürecin sonucunu belirleyen unsurlardır.
Kaynakça
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1409, 1420, 1421, 1427, 1429, 1439, 1440, 1454, 1459, 5/A
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30
Sık Sorulan Sorular
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat değişebilir; somut olayınız için mutlaka avukata danışınız.