Konut Sigortası Hasar Talebi Reddedilirse Ne Yapılır?
Konut sigortası hasar talebi reddedilirse ne yapılır? Yazılı itiraz, Sigorta Tahkim Komisyonu, dava yolu, TTK m. 1420 zamanaşımı ve DASK farkı.
Konut sigortası hasar talebi reddedilirse yapılacak ilk iş, ret kararının gerekçesini yazılı olarak sigortacıdan istemektir; ardından bu gerekçeye karşı yazılı itiraz sunulur, sonuç alınamazsa Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulabilir veya doğrudan asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilir. Belirleyici iki ayrıntı vardır: Türk Ticaret Kanunu m. 1409/2 uyarınca rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir; TTK m. 1420 uyarınca da alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı işler. Ret yazısını kaldırıp beklemek, çoğu dosyanın kaybedilme sebebidir.
Önce Ret Gerekçesini Yazılı Olarak Almak
Telefonda "poliçe kapsamına girmiyor" denmesinin hukuken değeri yoktur. Sigortacıdan; hangi genel şart maddesine ve hangi poliçe hükmüne dayanıldığını, eksper raporunun tarih ve numarasını içeren yazılı bir ret bildirimi istenmelidir. Bu belge, itirazın ve sonraki tahkim veya dava başvurusunun omurgasıdır.
TTK m. 1409 açıkça şunu söyler: sigortacı sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumludur ve rizikolardan birinin teminat dışında kaldığını ispat yükü sigortacıdadır. Uygulamada tek cümlelik ret yazılarıyla bu yükün tersine çevrilmeye çalışıldığı sıkça görülür. Dilekçede ispat yükü dağılımının en başta vurgulanması dosyanın seyrini değiştirir.
Teminatlar ve İstisnalar: Ret Kararlarının Kaynağı
Konut poliçeleri modüler yapıdadır. Yangın, yıldırım, infilak gibi ana teminatların yanına dahili su, sel ve su baskını, hırsızlık, cam kırılması, kira kaybı, alternatif ikamet masrafı, enkaz kaldırma gibi başlıklar ek teminat olarak eklenir. Dahili su ile sel ve su baskınının ayrı teminat kalemleri olması ve bir kısmının ancak ek sözleşmeyle teminat altına alınması olağandır. Poliçede "sel/su baskını" satırı yoksa, alt kattan gelen su ile dere taşkını arasındaki fark ödemenin yapılıp yapılmayacağını belirler.
En çok karşılaşılan ret gerekçeleri şunlardır:
- Sızıntı ve aşınma: Tesisatın uzun süredir damlamasından doğan nem ve küf, çoğu genel şartta ani ve beklenmedik olay sayılmadığı için istisna kapsamındadır; buna karşılık ani boru patlaması teminat içinde olabilir.
- Hırsızlıkta zorlama izi bulunmaması: Genel şartlar tipik olarak kırma, delme, zorlama veya anahtar uydurma yöntemleriyle gerçekleşen hırsızlığı teminata alır; zorlama izi yoksa kapsam tartışmalı hale gelir.
- Deprem teminatının poliçede yer almaması: Konut poliçesine ihtiyari deprem teminatı eklenmemişse deprem hasarı bu poliçeden karşılanmaz.
DASK ile İsteğe Bağlı Konut Sigortası Aynı Şey Değildir
6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu m. 10 uyarınca kat mülkiyetine tabi bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tabi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar ile bu binalardaki büro ve ticarethane niteliğindeki bağımsız bölümler zorunlu deprem sigortasına tabidir; sigortayı malik veya intifa hakkı sahibi yaptırır ve her yıl yeniler. Kanunun 11. maddesi, tapu işlemleri ile su ve elektrik abonelik işlemlerinde DASK poliçesinin varlığının kontrol edilmesini öngörür.
DASK yalnızca deprem ve depremin doğrudan sonuçlarını, bina bakımından ve Kurumca belirlenen azami teminat tutarıyla sınırlı karşılar. Eşya, kira kaybı, su baskını veya hırsızlık zararı DASK dışındadır. Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları çerçevesinde hasarın binanın yeniden yapım maliyeti esas alınarak hesaplanacağı kabul edilir. Teminat limitini aşan deprem zararı için ise ihtiyari deprem teminatı içeren konut poliçesi devreye girer; DASK limitinin üzerinde kalan zarardan ihtiyari deprem sigortacısı sorumlu tutulmaktadır.
Ödeme Yapıldı ama Düşük Çıktı: Eksik Sigorta ve Aşkın Sigorta
Beklenenin çok altında ödeme yapılması teknik olarak kısmi ret sayılır ve aynı hukuki yolları açar. En sık sebep eksik sigortadır. TTK m. 1462 uyarınca sigorta bedeli sigorta değerinden az ise, kısmi zararda sigortacı sigorta bedelinin sigorta değerine oranı ölçüsünde tazminat öder. Gerçek değerinin yarısı bedelle sigortalatılan bir konutta, hasarın da kabaca yarısı alınır. Poliçe yenilemelerinde bedeli güncellememek en pahalıya mal olan ihmaldir.
Aşkın sigortada ise fazladan kazanç elde edilemez: TTK m. 1461 uyarınca sigorta bedeli rizikonun gerçekleştiği andaki menfaat değerini aşsa bile sigortacı uğranılan zarardan fazlasını ödemez. Aynı konut birden fazla şirkete sigortalatılmışsa TTK m. 1466'daki müşterek sigorta rejimi uygulanır; her sigortacı kendi bedeli oranında sorumlu olur.
Rizikoyu Geç İhbar Etmek Hakkı Tamamen Düşürür mü?
Hayır. TTK m. 1446 rizikonun gerçekleştiğini öğrenince gecikmeksizin bildirme yükümlülüğü yükler; ancak maddenin ikinci fıkrası, geç bildirimin yaptırımını "tazminatın tamamen reddi" olarak değil, ödenecek tutarda artışa neden olmuşsa kusurun ağırlığına göre indirim olarak düzenler. Sigortacı rizikoyu daha önce fiilen öğrenmişse bu indirimden yararlanamaz. Aynı mantık TTK m. 1447'deki bilgi ve belge verme yükümlülüğü için de geçerlidir.
Bu nedenle "hasarı geç bildirdiniz, dosyanız reddedildi" şeklindeki bildirimlere itiraz edilebilir; itiraz dilekçesinde gecikmenin ödenecek tutarda artışa yol açmadığının somut olarak gösterilmesi gerekir.
İtiraz, Sigorta Tahkim Komisyonu ve Mahkeme
Yazılı itiraz, sigorta şirketinin hasar birimine, tercihen noter kanalıyla veya KEP üzerinden iletilmelidir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/13 uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonu'na gidebilmek için sigorta kuruluşuna başvurulmuş ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmiş olması gerekir; kuruluşun on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi de yeterlidir. Zorunlu sigortalarda ilgili kuruluş tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri tahkim usulünden yararlanabilir; bu, DASK uyuşmazlıkları bakımından pratik bir kolaylıktır.
Aynı Kanunun 30/14 hükmü gereği mahkemeye intikal etmiş bir uyuşmazlık için Komisyona başvurulamaz; seçim yapılması gerekir. Konut sigortası uyuşmazlıklarında görevli mahkeme kural olarak asliye ticaret mahkemesidir ve dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır.
Zamanaşımı: En Sık Kaçırılan Nokta
TTK m. 1420 uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Muacceliyet TTK m. 1427/2'ye göre belirlenir: tazminat, belgeler verildikten sonra sigortacının araştırmaları bitince, her hâlde m. 1446'ya göre yapılacak ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olur. Yazışmalarla geçen aylar zamanaşımını kendiliğinden durdurmaz.
Belirsiz Alacak Davası mı, Kısmi Dava mı?
Bu tercih dosyanın kaderini belirler. HMK m. 107 uyarınca belirsiz alacak davası, alacak miktarının dava açılırken tam ve kesin belirlenmesinin objektif olarak mümkün olmadığı hâllerde açılabilir. Talep sonucunun belirlenmesi için bilirkişi incelemesi gerekiyorsa ya da hâkimin takdiri söz konusuysa belirsiz alacak davası açılabilir; buna karşılık poliçe bedeli gibi likit bir tutar isteniyorsa hukuki yarar yokluğu gündeme gelebilir. Mahkemenin bu hukuki yararı resen incelemesi gerekir.
Pratik sonuçlar şöyle özetlenebilir:
- Belirsiz alacak davasında dilekçedeki geçici talep tüm alacak için zamanaşımını keser ve ıslah harcı olmaksızın artırım yapılabilir; koşulları yoksa dava usulden reddedilir, bu eksiklik sonradan tamamlanamaz.
- Kısmi davada zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım için kesilir; kalan bölüm için ıslah veya ek dava gerekir, arada iki yıllık süre dolabilir.
- Faiz, belirsiz alacak davasında alacağın tamamı bakımından temerrüt tarihinden yürütülebilir; kısmi davada artırılan bölümün faiz başlangıcı tartışmalıdır.
Alacağını tam hesaplayabilecek durumda olan başvurucunun belirsiz alacak biçimindeki tahkim başvurusu da usul yönünden aynı denetime tabidir.
Delil Tespiti ve Fotoğraf-Fatura Arşivi
Eksper gelmeden onarım yapılmamalıdır. Hasar geniş açıdan ve yakın plandan fotoğraflanmalı; su baskınlarında suyun duvarda bıraktığı iz ölçülebilir bir nesneyle çekilmelidir. Eşya hasarında garanti belgesi, kart ekstresi ve fatura kayıtları sigorta değerinin ispatında belirleyicidir.
Onarımın gecikmesi ek zarara yol açacaksa, dava öncesinde sulh hukuk mahkemesinden HMK m. 400 vd. uyarınca delil tespiti istenmelidir. Dava öncesi delil tespitinin tek başına alacağı "belirli" hâle getirmediği ve belirsiz alacak davası açılmasına engel oluşturmadığı kabul edilmekle birlikte, uygulamada tespit raporunun hasar bedelini kesin biçimde rakamlandırmasından kaçınmak yerinde olur.
Sonuç
Konut veya DASK poliçesinden kaynaklanan bir ret ya da eksik ödeme kararında, poliçenin, ret yazısının ve eksper raporunun birlikte değerlendirilmesi, itiraz, tahkim ve dava seçeneklerinden hangisinin dosyaya uygun olduğunu belirler. Süreleri kaçırmadan hareket etmek büyük önem taşır.
Kaynakça
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1409, 1420, 1427, 1446, 1447, 1461, 1462, 1466
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30
- 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu m. 10, 11
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 107, 400 vd.
Sık Sorulan Sorular
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat değişebilir; somut olayınız için mutlaka avukata danışınız.