Mirası Reddetme Süresi Nasıl Hesaplanır? Uzatma ve Hükmen Ret Usulü
Reddi miras süresi üç ay ve hak düşürücüdür. Sürenin başlangıcı, TMK m. 615 uyarınca uzatılması, ret hakkının düşmesi ve hükmen ret davasının usul kuralları.
Mirası reddetmek için kanunda öngörülen süre üç aydır (TMK m. 606). Bu süre hak düşürücü niteliktedir; sözleşmeyle uzatılamaz, taraflar ileri sürmese bile mahkemece resen gözetilir ve kaçırıldığında miras kayıtsız şartsız kazanılmış olur (TMK m. 610). Buna karşılık mirasbırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras zaten reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2) — bu "hükmen ret" hâli hiçbir süreye tabi değildir. Aşağıda sürenin nasıl hesaplandığı, hangi hâllerde uzatılabildiği ve üç ay geçtikten sonra elde kalan yol ayrıntılandırılmaktadır.
Üç Aylık Sürenin Başlangıcı Nasıl Hesaplanır?
Sürenin başlangıç anı, ölüm tarihi değil öğrenme tarihidir. TMK m. 606, yasal mirasçılar bakımından mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispatlanmadıkça ölümü öğrendikleri tarihi esas alır. Buradaki ispat yükü mirasçıdadır: yurt dışında olmak, mirasbırakanla uzun süredir görüşmemek, mirasçılığın ancak bir icra takibiyle öğrenilmiş olması gibi durumlarda öğrenme tarihinin somut delillerle (tebligat parçası, pasaport giriş-çıkış kaydı, nüfus kayıt örneği, takip dosyası tarihleri) ortaya konması gerekir.
Kanun iki özel başlangıç anı daha düzenler:
- Terekenin yazımı hâlinde (TMK m. 607): Koruma önlemi olarak tereke yazımı yapılmışsa süre, yazım işleminin sona erdiğinin sulh hâkimince mirasçılara bildirilmesiyle başlar.
- Ret hakkının geçmesi hâlinde (TMK m. 608): Mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkı kendi mirasçılarına geçer. Bunlar için süre, kendi mirasbırakanlarına mirasın geçtiğini öğrendikleri tarihten başlar; ancak bu süre, ilk mirasa ilişkin ret süresi dolmadıkça sona ermez.
Vasiyetname ile atanmış mirasçılarda ise başlangıç, vasiyetnamenin açılıp okunmasının ardından yapılan resmi tebliğdir.
Sürenin Uzatılması: TMK m. 615
Üç aylık süre mutlak değildir. TMK m. 615, önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkiminin yasal ve atanmış mirasçılara tanınmış ret süresini uzatabileceğini veya yeni bir süre tanıyabileceğini öngörür. Uygulamada kabul gören sebepler; terekenin karmaşıklığı nedeniyle aktif-pasif dengesinin belirlenememesi, mirasbırakanın ticari işletmesine ilişkin hesapların incelenmesinin zaman alması, mirasçının ağır hastalığı veya yurt dışında bulunması gibi hâllerdir.
Kritik nokta şudur: uzatma talebinin de üç aylık süre dolmadan yapılması beklenir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 21.12.2015 tarihli ve 2015/4867 Esas, 2015/11843 Karar sayılı kararında, süre geçtikten sonra "yeni süre verilmesi" istemiyle açılan davaların, hak düşürücü sürenin dolmuş olması gerekçesiyle reddedildiği belirtilmiştir. Bu nedenle tereke araştırması bitmemiş olsa dahi, süre dolmadan sulh hukuk mahkemesine ek süre talebiyle başvurmak doğru bir refleks olur.
Küçükler ve kısıtlılar bakımından ret beyanı yasal temsilci (veli ya da vasi) tarafından yapılır. Vesayet altındaki kişilerde mirasın kabulü veya reddi, TMK m. 463 uyarınca denetim makamının (asliye hukuk mahkemesinin) iznine bağlı işlemler arasında sayılmıştır; vasi tek başına hareket edemez, izin alınmadan yapılan beyan sakattır.
Reddin Şekli ve Ret Hakkını Düşüren Davranışlar
Gerçek ret, TMK m. 609 uyarınca sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Beyanın kayıtsız ve şartsız olması zorunludur. Vekil aracılığıyla hareket ediliyorsa vekaletnamede mirasın reddi yetkisinin açıkça bulunması aranır.
Ret hakkı, süre dolmadan da düşebilir. TMK m. 610/2'ye göre ret süresi sona ermeden mirasçı sıfatıyla tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendine mal eden mirasçı artık mirası reddedemez. Uygulamada bu sonucu doğuran tipik davranışlar şunlardır:
- Tereke taşınmazını satmak, kiraya vermek veya kira gelirini tahsil etmek
- Mirasbırakanın banka hesabındaki parayı çekmek
- Miras kalan aracı adına tescil ettirmek
- Mirasbırakanın alacağı için kendi adına icra takibi başlatmak
Buna karşılık aynı maddenin son fıkrası, zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebri icra takibi yapılması hâlinde ret hakkının ortadan kalkmayacağını açıkça belirtir.
Üç Ay Geçmişse: Mirasın Hükmen Reddi
Süre kaçırıldığında elde kalan yol TMK m. 605/2'ye dayanan hükmen reddir. Bu hüküm, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 26.01.2015 tarihli ve 2014/4370 Esas, 2015/1262 Karar sayılı kararında ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.04.2018 tarihli ve 2017/438 Esas, 2018/770 Karar sayılı kararında istikrarlı biçimde şöyle yorumlanmıştır: mirasın hükmen reddi bir süreye tabi olmayıp mirasçılar, alacaklılara karşı açacakları tespit davasıyla terekenin borca batık olduğunun tespitini her zaman isteyebilecekleri gibi, kendilerine karşı açılan davalarda veya icra takiplerinde bunu def'i olarak da ileri sürebilirler.
Usul bakımından dikkat edilecek üç nokta vardır:
- Husumet: Dava, mirasbırakanın alacaklılarına yöneltilir. Alacaklı olmayan ya da herhangi bir takip başlatmamış kişiye karşı açılan dava husumet yokluğundan reddedilir (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 03.03.2016 tarihli, E. 2015/14003, K. 2016/2738). Bu nedenle dilekçeye takip dosyası numaralarının ve alacaklı listesinin eksiksiz yazılması gerekir.
- Görev: Gerçek ret çekişmesiz yargı işi olarak sulh hukuk mahkemesinde görülürken, hasımlı hükmen ret istemi malvarlığı hakkına ilişkin çekişmeli bir dava olduğundan asliye hukuk mahkemesinde görülür (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 08.07.2013 tarihli, E. 2013/10719, K. 2013/10962).
- Yetki: Bu davada yetkili mahkeme, alacaklıların davanın açıldığı zamandaki yerleşim yeri mahkemesidir (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 28.11.2017 tarihli, E. 2016/6402, K. 2017/8928).
Borca batıklık, ölüm tarihi itibarıyla değerlendirilir; terekenin pasifinin aktifinden fazla olduğunun bilirkişi incelemesiyle ortaya konması beklenir. Ölümden sonra oluşan borçlar bu değerlendirmeye dahil edilmez.
Reddin Sonuçları ve Alacaklıların Konumu
Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse payı, miras açıldığı anda kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer (TMK m. 611). Altsoyun tamamı reddederse pay sağ kalan eşe geçer (m. 613). En yakın yasal mirasçıların tamamının reddi hâlinde ise miras sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir (m. 612).
Alacaklılar da korumasız değildir. Malvarlığı borcuna yetmeyen bir mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, alacaklılar veya iflas idaresi kendilerine yeterli güvence verilmediği takdirde ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali davası açabilir (TMK m. 617). Bu altı aylık süre de hak düşürücüdür ve mahkemece resen dikkate alınır (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 26.12.2016 tarihli, E. 2016/4727, K. 2016/15450). Ayrıca ödemeden aciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, ölümden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve paylaşmada geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde alacaklılara karşı sorumlu kalır (TMK m. 618).
Sonuç
Reddi mirasta üç aylık süre hak düşürücüdür ve mahkemece resen gözetilir; kaçırılan sürenin telafisi ise ancak terekenin borca batıklığının ispatına bağlıdır. Terekenin durumundan emin olunamadığı hâllerde, süre dolmadan tereke tespiti ile TMK m. 615 uyarınca ek süre talebinin birlikte değerlendirilmesi en güvenli yoldur.
Kaynakça
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 463, m. 605-618 — Mirasın reddi, hükmen ret, ret süresi ve uzatılması
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 21.12.2015 tarihli, E. 2015/4867, K. 2015/11843
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 26.01.2015 tarihli, E. 2014/4370, K. 2015/1262
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 11.04.2018 tarihli, E. 2017/438, K. 2018/770
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 03.03.2016 tarihli, E. 2015/14003, K. 2016/2738
- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 08.07.2013 tarihli, E. 2013/10719, K. 2013/10962
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 28.11.2017 tarihli, E. 2016/6402, K. 2017/8928
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 26.12.2016 tarihli, E. 2016/4727, K. 2016/15450
Sık Sorulan Sorular
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat değişebilir; somut olayınız için mutlaka avukata danışınız.