Mirasçılıktan Çıkarma (Iskat) Nasıl Yapılır?
Mirasçılıktan çıkarma yalnızca saklı paylı mirasçıya karşı, vasiyetname veya miras sözleşmesiyle ve sebep açıkça gösterilerek yapılır. TMK m. 510-513 kapsamlı rehber.
Mirasçılıktan çıkarma, eski deyimiyle ıskat, mirasbırakanın yalnızca saklı paylı mirasçısını -altsoyunu, anne ve babasını ya da sağ kalan eşini- ölüme bağlı bir tasarrufla mirasın dışında bırakmasıdır. Türk Medeni Kanunu'nun 510. maddesi bunu iki sebebe bağlar: mirasçının mirasbırakana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemiş olması ya da mirasbırakana veya ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi. Çıkarma mutlaka bir vasiyetname veya miras sözleşmesiyle yapılmalı, sebep de tasarrufun içinde açıkça yazılmalıdır; aksi hâlde tasarruf saklı pay bakımından ayakta kalmaz.
Sık karşılaşılan bir yanlış anlama şudur: metinde sebep gösterilmemişse ya da gösterilen sebep m. 510'daki iki kalıptan birine oturmuyorsa, o beyan mirasçıyı mirastan tümüyle dışlamaz. Iskat bir dilek beyanı değil, sıkı şekil ve içerik şartlarına bağlı bir işlemdir.
Iskat Yalnızca Saklı Paylı Mirasçıya Karşı İşler
Kurumun varlık sebebi saklı paydır. Saklı payı olmayan bir mirasçıyı çıkarmaya gerek yoktur; mirasbırakan onu vasiyetnamede hiç anmayarak devre dışı tutabilir. Iskat, TMK m. 506'da sayılan mirasçılar bakımından anlamlıdır:
- Altsoy için yasal miras payının yarısı
- Ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri
- Sağ kalan eş için, altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde dörtte üçü
Kardeşin saklı payı 2007'de kaldırıldığı için kardeşi "mirastan çıkarma"ya ihtiyaç yoktur; onu mirasçı atamamak yeterlidir.
Cezai Iskat: TMK m. 510'daki İki Sebep
Ağır bir suç işlenmiş olması. Kanun "ağır suç" der ama bunu belirli bir suç kataloğuna bağlamaz. Değerlendirme somut olaya göre yapılır: fiil, aradaki ahlaki bağı temelinden koparacak ağırlıkta mı? Kasten yaralama, cinsel saldırı, ağır hakaret ve tehdit, yağma, malvarlığına yönelik güveni kötüye kullanma tipik örneklerdir. Suçun mirasbırakanın yakınlarından birine karşı işlenmiş olması da yeterlidir. Ceza mahkemesinde mahkûmiyet şart değildir; fiil miras hâkimi önünde de ispatlanabilir.
Aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde ihlali. Aranan, mirasçının aile hukukundan kaynaklanan bakım, gözetim, yardım ve saygı yükümlülüklerini önemli ölçüde ihlal etmiş olmasıdır. Yaşlı ve hasta anne babayı yıllarca aramamak, bakımını üstlenmediği gibi maddi destekten de kaçınmak, nafaka yükümlülüğünü sürekli ihlal etmek, aile içinde şiddet uygulamak bu kapsamda değerlendirilir. "Önemli ölçüde" ölçütü sonucu belirler; arada bir görüşmemek, düğüne gelmemek gibi gündelik kırgınlıklar yeterli görülmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.09.2024 tarihli ve 2023/53 Esas, 2024/464 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, bir vekâlet ilişkisinin kötüye kullanılması gibi salt borçlar hukukundan kaynaklanan bir ihlal, tek başına aile hukukundan doğan yükümlülüğün önemli ölçüde ihlali sayılmaz; ölçüt her somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.
Koruyucu Iskat: Borç Ödemeden Aciz Hâlindeki Altsoy
TMK m. 513'e göre mirasbırakan, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyunu saklı payının yarısı için mirasçılıktan çıkarabilir. Geçerliliği tek bir şarta bağlıdır: bu yarının, mirasçılıktan çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülenmesi zorunludur. Amaç, borca batmış çocuğun payının doğrudan alacaklılara gitmesini engelleyip değeri torunlar lehine korumaktır. Sınırlar bu yüzden dardır:
- Yalnızca altsoy hakkında yapılabilir; eş veya ana baba için kullanılamaz.
- Saklı payın tamamı değil, ancak yarısı çıkarma konusu olabilir.
- Aciz belgesi tasarruf anında mevcut olmalı; genel borçluluk hâli yetmez.
- Özgüleme şartı metne yazılmamışsa çıkarma geçersizdir.
Şekil Şartı: Vasiyetname ya da Miras Sözleşmesi
Iskat ancak ölüme bağlı tasarrufla yapılabilir. Üç yol kullanılır:
- El yazılı vasiyetname: Tamamen el yazısıyla yazılır, yer ve tam tarih içerir, imzalanır. Masrafsız ama sahtelik tartışmasına en açık yoldur.
- Resmî vasiyetname: Noter, sulh hâkimi veya yetkili memur önünde, iki tanığın katılımıyla düzenlenir. Iskat gibi çekişmeye açık tasarruflarda tercih edilmesi gereken yol budur.
- Miras sözleşmesi: Resmî vasiyetname şeklinde yapılır, tarafların birlikte hazır bulunmasını gerektirir.
Sözlü beyan, aile toplantısı tutanağı, ses kaydı veya mesajlaşma ıskat bakımından hüküm doğurmaz.
Sebebin Açıkça Gösterilmesi ve İspat Yükü
TMK m. 512 kurumun kilit taşıdır: çıkarma, mirasbırakan ancak tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir. Sebep, hangi olayın hangi tarihte gerçekleştiği anlaşılacak somutlukta yazılmalıdır.
İkinci kural ispat yüküyle ilgilidir. Çıkarılan kişi itiraz ederse, sebebin varlığını ispat, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer. Sebep hiç gösterilmemiş ya da ispat edilememişse tasarruf tümden geçersiz olmaz: mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 02.03.2015 tarihli ve 2015/2911 Esas, 2015/2239 Karar sayılı kararında bu inceleme sırası açıkça ortaya konmuştur: önce mirasbırakanın çıkarma sebebi konusunda açık bir yanılgıya düşüp düşmediği araştırılır; bu hâl yoksa ve davalı çıkarma sebebini ispat edememişse, davaya davacının saklı payının belirlenmesi için tenkis davası gibi devam edilir. Benzer bir uygulama Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 12.05.2008 tarihli ve 2007/8036 Esas, 2008/6856 Karar sayılı kararında da görülmektedir.
Iskat Edilenin Altsoyu Ne Olur?
TMK m. 511 sonuçları düzenler. Mirasçılıktan çıkarılan kişi mirastan pay alamaz ve tenkis davası da açamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yukarıda anılan 2023/53 Esas, 2024/464 Karar sayılı kararı bu noktayı netleştirmiştir: çıkarılan mirasçı saklı pay dâhil hiçbir pay alamaz; ona isabet eden saklı pay oranı ise mirasbırakanın tasarruf nisabına eklenir. Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça, çıkarılanın miras payı, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi, varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır. Çoğu kişinin beklemediği sonuç şudur: çıkarılan kişinin çocukları, yani mirasbırakanın torunları, halefiyet yoluyla mirasçı olur ve anne ya da babaları önce ölmüş gibi saklı paylarını isteyebilir. Iskat bir soyu mirastan silmez, yalnızca o kişiyi devre dışı bırakır.
Iskat, Mirastan Feragat ve Mirastan Yoksunluk Aynı Şey Değil
- Mirasçılıktan çıkarma (ıskat): Mirasbırakanın tek taraflı iradesiyle, ölüme bağlı tasarrufla ve kanunda sayılı sebeplere dayanarak yapılır. Mirasçının rızası aranmaz.
- Mirastan feragat (TMK m. 528): Mirasbırakanla mirasçı arasında yapılan bir sözleşmedir; karşılıklı veya karşılıksız olabilir. Feragat eden mirasçılık sıfatını kaybeder.
- Mirastan yoksunluk (TMK m. 578): Mirasbırakanın herhangi bir işlemine gerek olmaksızın kendiliğinden doğar; mirasbırakanı kasten öldüren veya öldürmeye teşebbüs eden ya da iradesini sakatlayan kişiler mirasçı olamaz.
Kısa formülle: yoksunluk kanundan, feragat sözleşmeden, ıskat tek taraflı ölüme bağlı tasarruftan doğar.
Çıkarılan Mirasçı Ne Yapabilir: İptal ve Tenkis
İlki iptal davasıdır: TMK m. 557 uyarınca tasarrufun ehliyetsiz durumda yapılması, yanılma-aldatma-korkutma-zorlama sonucu yapılması, içeriğinin hukuka veya ahlaka aykırı olması ya da kanuni şekle uyulmaması iptal sebebidir. Süre bakımından TMK m. 559 net bir çerçeve çizer: iptal davası hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl; her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinden itibaren iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayanlara karşı yirmi yıl geçmekle düşer.
İkincisi tenkis davasıdır. Tasarruf iptal edilmese bile, sebep gösterilmemiş veya ispat edilememişse mirasçı saklı payına kavuşur; bu talep tenkis yoluyla ileri sürülür. Pratikte iki dava terditli açılır: önce iptal, olmazsa tenkis.
Sonuç
Mirasçılıktan çıkarma, hazırlanışındaki tek bir eksiklik yüzünden yıllar sonra tümüyle etkisiz kalabilen bir tasarruf türüdür. Sebebin açıkça ve somut biçimde yazılması, resmî vasiyetname şeklinin tercih edilmesi ve ispata elverişli delillerin dosyalanması, tasarrufun ayakta kalmasını sağlayan temel unsurlardır.
Kaynakça
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 506, m. 510-513, m. 528, m. 557-559, m. 578 — Saklı pay, mirasçılıktan çıkarma, feragat, iptal, yoksunluk
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 25.09.2024 tarihli, E. 2023/53, K. 2024/464
- Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 02.03.2015 tarihli, E. 2015/2911, K. 2015/2239
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 12.05.2008 tarihli, E. 2007/8036, K. 2008/6856
Sık Sorulan Sorular
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat değişebilir; somut olayınız için mutlaka avukata danışınız.