Maaşa Haciz Konulabilecek Azami Oran Nedir?
Maaş haczinde İİK m. 83 uyarınca kesinti dörtte birden az olamaz; İş Kanunu m. 35 işçi ücretinde dörtte birlik tavan koyar. Kamu alacağında oran farklıdır, nafaka alacağı sınırın dışındadır.
Adi alacaklar için yürütülen icra takiplerinde maaş haczinin ölçüsü dörtte birdir. İcra ve İflas Kanunu'nun 83. maddesi, maaşların, tahsisatların ve her nevi ücretlerin ancak "borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra" haczedilebileceğini söyler; hemen ardından da "haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz" der. İşçi ücretleri bakımından ise 4857 sayılı İş Kanunu'nun 35. maddesi tersinden bir sınır koyar: işçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez. İki hüküm birlikte okunduğunda ortaya çıkan sonuç, işçinin net ücretinden ayda tam olarak 1/4 oranında kesinti yapılmasıdır. Nafaka alacakları bu sınırın dışındadır.
Bu ayrımı baştan netleştirmek gerekir, çünkü İİK m. 83'teki dörtte bir bir taban, İş Kanunu m. 35'teki dörtte bir ise bir tavandır. İİK'ya göre icra müdürü borçlunun geçimi için gerekli miktarı düşer ama kesintiyi hiçbir koşulda dörtte birin altına indiremez; yüksek gelirlerde bunun üzerine çıkabilir. İş Kanunu kapsamındaki bir işçi söz konusu olduğunda ise dörtte bir aşılamaz. Memurlar ve İş Kanunu kapsamı dışında kalanlar bakımından dörtte birin üzerinde kesinti yapılabildiği durumlar bu yüzden gündeme gelir.
Kesintinin Hesabı: Brüt mü, Net mi?
Kesinti brüt ücret üzerinden değil, net ele geçen tutar üzerinden hesaplanır. Yani vergi, sigorta primi ve işsizlik sigortası kesildikten sonra kalan rakam esas alınır. Ücret kavramına asıl ücretin yanı sıra düzenli ödenen prim, ikramiye, fazla mesai karşılığı gibi kalemler de girer. Buna karşılık yol ve yemek yardımı gibi ayni ya da ayni niteliğe yakın ödemelerin durumu tartışmalıdır ve icra dosyasında ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
İşverene gönderilen haciz müzekkeresinde çoğu zaman "maaş ve ücretinin 1/4'ü ile varsa ikramiye, kıdem ve ihbar tazminatı üzerine haciz konulması" istenir. Bordro kalemlerinden hangisinin hangi oranla kesileceği, müzekkerenin lafzına ve alacağın niteliğine göre değişir; işverenin tereddüt hâlinde kesinti yapmadan beklemek yerine icra dairesinden yazılı açıklama istemesi doğru olan yoldur.
Nafaka Alacağında Dörtte Bir Sınırı Uygulanmaz
İş Kanunu m. 35'in son cümlesi açıktır: "Nafaka borcu alacaklılarının hakları saklıdır." İİK m. 83 de haczedilebilecek gelirler arasında "ilama müstenit olmayan nafakaları" sayarak, mahkeme ilamına dayanan nafaka alacağını bu sınırlamanın dışında tutar.
Uygulamadaki karşılığı şudur: işleyen (cari) nafaka miktarı, dörtte birlik oran hesabına girmeden maaştan öncelikle kesilir. Dörtte birlik kesinti, nafaka düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden diğer alacaklılar için hesaplanır. Birikmiş nafaka alacağı bakımından ise durum farklıdır; birikmiş nafaka adi alacak gibi değerlendirildiğinden dörtte birlik sınıra tabi olur.
Birden Fazla Haciz Varsa Ne Olur?
İİK m. 83/2 bunu da düzenler: "Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez."
Yani maaştan aynı anda üç ayrı dosya için üçer kesinti yapılmaz. İlk hacze konu dosyanın borcu tamamen bitene kadar dörtte birlik kesinti o dosyaya gönderilir; ikinci sıradaki dosya sıraya girer ve bekler. İşverenin yapması gereken, sonradan gelen haciz müzekkeresine cevap verirken maaşın hâlihazırda hangi icra dosyası için ve hangi tarihten beri kesildiğini, sıraya alındığını bildirmektir.
Haczi Caiz Olmayan Mal ve Haklar Üzerinde Önceden Yapılan Feragat Geçersizdir
İİK m. 83/a çok kısa ama sonuçları büyük bir hükümdür: "82 ve 83 üncü maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir."
Buradaki "önceden" ifadesi Yargıtay içtihadıyla netleşmiş durumdadır: borçlu, haczine muvafakat ettiği şeyden yoksun kalmanın sonuçlarını tahmini olarak değil, ancak yaşadıktan sonra anlayabilir. Bu nedenle maaşa fiilen haciz uygulanmadan önce — kredi sözleşmesinde, noter taahhütnamesinde ya da evde yapılan menkul haczi sırasında tutanağa geçirilerek — verilen "maaşımın tamamının haczine muvafakat ediyorum" beyanı geçersizdir. Buna karşılık maaş haczi uygulandıktan sonra verilen muvafakat geçerlidir; borçlu bu aşamada neyden vazgeçtiğini bilerek hareket ettiği için, dörtte birin üzerinde kesinti yapılmasına rıza gösterebilir. Muvafakatin geçerli olması için icra dosyasına açık şekilde geçirilmesi ve kapsamının (hangi oran, hangi süre) belirli olması gerekir.
Emekli Maaşının Haczi ve Muvafakat İstisnası
Emekli aylıkları bakımından rejim daha korumacıdır. 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesine göre sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri devir ve temlik edilemez; bunlar yalnızca Kurumun 88. madde kapsamındaki alacakları ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Yani banka kredisinden, kredi kartından ya da senetten doğan adi bir alacak için emekli maaşına haciz konulamaz.
Maddenin devamındaki cümle uygulamanın kilit noktasıdır: bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması hâlinde, icra müdürü tarafından reddedilir. Yani borçlu muvafakat verirse emekli maaşı haczedilebilir. Ancak burada da 83/a ölçütü devreye girer: hacizden önce verilmiş muvafakat borçluyu bağlamazken, hacizden sonra verilen muvafakat geçerli sayılır.
Kamu Alacağında Oran Farklı: 6183 Sayılı Kanun m. 71
Vergi, SGK primi, idari para cezası gibi amme alacakları İcra ve İflas Kanunu'na değil, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a tabidir ve maaş haczinde oran farklıdır. Kanun'un 71. maddesi aylıkları, ödenekleri, her çeşit ücretleri, emeklilik aylıklarını ve sandık gelirlerini kısmen haczedilebilir sayar; ardından iki sınır koyar:
- Haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok, dörtte birinden az olamaz. Yani kamu alacağında kesinti 1/4 ile 1/3 arasında belirlenir; İİK'daki gibi tavan serbest değildir, ama taban aynıdır.
- Güncel asgari ücretin haczedilemeyen kısmı hariç olmak üzere, asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlası haczedilemez. İcra ve İflas Kanunu'nda bulunmayan bir asgari ücret koruması, kamu alacağı bakımından açıkça öngörülmüştür.
Pratik özet: asgari ücretli bir borçlunun maaşından kamu alacağı için en fazla 1/10 kesilebilirken, aynı borçlunun maaşından özel bir alacaklının takibi için 1/4 kesilir. Kamu alacağı takibinin usulü, e-haciz uygulaması ve kaldırma başvurusu ayrı bir konudur; burada yalnızca oran farkına dikkat çekilmektedir.
Asgari Ücretin Haczi Tartışması
İİK m. 83, borçlunun ve ailesinin geçimi için gerekli miktarın düşülmesini emretse de ikinci fıkradaki "dörtte birinden az olamaz" ifadesi bu takdir yetkisini fiilen sınırlar. Sonuç olarak asgari ücretle çalışan bir borçlunun maaşından da dörtte bir kesilir. Aynı kişi bir vergi borcu nedeniyle takip edilseydi kesinti onda birle sınırlı olacaktı.
Yürürlükteki metin karşısında icra müdürünün asgari ücret alan borçlu için kesintiyi dörtte birin altına indirme yetkisi bulunmuyor; borçlunun yapabileceği, somut geçim koşullarını ortaya koyarak icra hukuk mahkemesine başvurmaktır.
İşverenin Bildirim Yükümlülüğü ve Kesmemesinin Sonucu
Maaş haczi müzekkeresi işverene ulaştığında yükümlülük doğar. İİK m. 355'e göre kanuni muhataplar, haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş/ücret miktarını nihayet bir hafta içinde icra dairesine bildirmek ve borç bitene kadar haczolunan miktarı kesip hemen daireye göndermek zorundadır. Aynı madde ikinci fıkrası, işçinin ücretinde meydana gelen değişiklikleri ve iş akdinin sona ermesi hâlini de derhal bildirme yükümlülüğü getirir.
Bu yükümlülük ihlal edilirse yaptırım ağırdır. İİK m. 356 uyarınca kesilmeyen veya gönderilmeyen para, ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına gerek kalmaksızın icra dairesince doğrudan işverenin maaşından veya sair mallarından tahsil edilir. İşverenin borçlu işçiye rücu hakkı elbette saklıdır, ama parayı önce kendisi ödemiş olur. İİK m. 357 ise makbul sebep dışında icra dairesinin tebliğ ve emirlerini yerine getirmeyenler hakkında, ön soruşturmaya gerek olmaksızın Cumhuriyet savcılığınca doğrudan takibat yapılacağını düzenler.
Kesintiye İtiraz: Haczedilmezlik Şikayeti
Maaşın haczedilemeyeceğini ya da kesinti oranının hatalı olduğunu düşünen borçlunun yolu, icra hukuk mahkemesine yapılacak haczedilmezlik şikayetidir. İİK m. 16 uyarınca şikayet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır. Şikayet dilekçesine icra dosya numarası, haciz tarihi, bordro ve varsa aile bireylerine ilişkin belgeler eklenir.
Sonuç
Maaş haczinde dörtte birlik oran, İİK m. 83'te bir taban, İş Kanunu m. 35'te ise işçi ücretleri için bir tavan olarak işler. Nafaka alacağının bu sınırın dışında tutulması, birden fazla haciz varsa sıra usulünün uygulanması ve haczedilmezlikten önceden yapılan feragatin geçersiz sayılması, maaş haczi dosyalarında en sık karşılaşılan ayrıntılardır.
Kaynakça
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 16, m. 83-83/a, m. 355-357 — Maaş haczi, kesinti oranı ve işverenin yükümlülüğü
- 4857 sayılı İş Kanunu m. 35 — İşçi ücretlerinde haciz tavanı
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 93 — Emekli aylıklarının haczedilmezliği
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m. 71 — Kamu alacağında maaş haczi oranı
Sık Sorulan Sorular
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat değişebilir; somut olayınız için mutlaka avukata danışınız.