Kambiyo Senedine (Çek-Senet) İtiraz Neden İcra Mahkemesine Yapılır?
Çek ve senede dayalı takipte itiraz icra dairesine değil icra mahkemesine yapılır. Beş günlük süreler, borca ve imzaya itiraz farkı, tazminat riski ve takibin iptali anlatıldı.
Çek, bono veya poliçeye dayalı olarak başlatılan takipte borçlunun itirazı, genel haciz yolundan farklı olarak icra dairesine değil, doğrudan icra mahkemesine yapılır. Bunun sebebi İcra ve İflas Kanunu'nun 168 ve 169. maddelerinin bu yolu açıkça emretmesi ve daha da önemlisi, kambiyo senetlerine mahsus takipte itirazın takibi kendiliğinden durdurmamasıdır. Genel haciz yolunda borçlunun icra dairesine yapacağı basit bir itiraz beyanı takibi durdurduğu için orada bir yargısal denetime gerek yoktur; kambiyo takibinde ise itiraz takibi durdurmadığından, itirazın haklı olup olmadığını belgeler üzerinden inceleyecek bir yargı merciine, yani icra mahkemesine ihtiyaç vardır. Borca itiraz da imzaya itiraz da ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde dilekçeyle icra mahkemesine bildirilmek zorundadır.
Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu Neden Ayrı Düzenlendi?
İİK m. 167 uyarınca alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede (bonoya) dayanan alacaklı, alacak rehinle güvence altına alınmış olsa dahi bu özel usule göre haciz yoluyla takip yapabilir. Alacaklı, takip talebine kambiyo senedinin aslını ve borçlu sayısı kadar tasdikli örneğini eklemek zorundadır. Kanun m. 73 ile de bu takip yoluna ilişkin ödeme emirleri bakımından 168 ila 172. maddelerdeki hususi hükümlerin uygulanacağını belirtir.
Ayrımın mantığı senedin kendisinde saklıdır. Kambiyo senedi, düzenlendiği anda soyut bir borç ikrarı doğuran, tedavül kabiliyeti olan ve kanunen belirli şekil şartlarına bağlanmış bir belgedir. Kanun koyucu, bu güçlü ispat aracına sahip alacaklıyı güçlendirmiş; buna karşılık borçluya da savunmasını sıradan bir itiraz beyanıyla değil, mahkemede belgeyle ortaya koyma yükünü getirmiştir.
Genel haciz yolundan farkı üç noktada toplamak mümkün:
- Merci: Genel haciz yolunda itiraz icra dairesine (İİK m. 62), kambiyo takibinde icra mahkemesine yapılır.
- Süre: Genel haciz yolunda itiraz süresi yedi gün, kambiyo takibinde beş gündür. Ödeme süresi ise kambiyo takibinde on gündür (m. 168/2).
- Etki: Genel haciz yolunda süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur; kambiyo takibinde itiraz, satış dışındaki takip işlemlerini durdurmaz.
Ödeme Emrinin İçeriği (İİK m. 168) ve Beş Günlük Süre
İcra müdürü senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse borçluya senet suretiyle birlikte örnek 10 ödeme emrini gönderir. Ödeme emrinde şunlar yer alır: borcun ve takip masraflarının on gün içinde icra dairesinin banka hesabına yatırılması ihtarı; senet kambiyo senedi vasfını taşımıyorsa beş gün içinde icra mahkemesine şikayet edilmesi gerektiği; imza kendisine ait değilse bunun beş gün içinde ayrı bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirilmesi, aksi hâlde imzanın kendisinden sadır sayılacağı ve imzayı haksız yere inkâr ederse alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edileceği; borçlu olmadığı, borcun itfa edildiği, mehil verildiği, alacağın zamanaşımına uğradığı veya yetki itirazının yine beş gün içinde icra mahkemesine bildirilmesi gerektiği; itiraz edilmez ve borç ödenmezse on gün içinde m. 74'e, itiraz reddedilirse üç gün içinde m. 75'e göre mal beyanında bulunulması gerektiği.
Uygulamada en sık görülen hata, borçlunun beş günlük süreyi kaçırıp icra dairesine dilekçe vermesidir. İcra dairesine verilen itiraz, kambiyo takibinde hiçbir sonuç doğurmaz; süre de bu sırada işlemeye devam eder.
Borca İtiraz (m. 169) ve İncelenme Usulü (m. 169/a)
Borçlu, m. 168/5'teki sebeplere dayanan itirazını bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirir. Kanunun açık ifadesiyle bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz. Yani itiraz dilekçesi verilmiş olsa bile haciz uygulanabilir; duran yalnızca satıştır.
İcra mahkemesi hâkimi, itiraz sebeplerinin incelenmesi için tarafları en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Duruşma zorunludur; yetki itirazının incelenmesinde ise taraflar gelmese de karar verilir. Hâkim, borcun bulunmadığının veya itfa ya da imhal edildiğinin resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispatı hâlinde itirazı kabul eder. Sıradan bir dekont ya da inkâr edilen bir makbuz kural olarak yeterli görülmez.
İtiraz dilekçesine eklenen belgelerden borcun itfa veya imhal edildiği, senedin metninden zamanaşımına uğradığı yahut icra dairesinin yetkili olmadığı kanaatine varılırsa, hâkim esas hakkındaki kararına kadar takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir. İcranın geri bırakılması niteliğindeki bu ara karar, borçlunun elindeki tek pratik korumadır.
Tazminat riski iki yönlüdür. İtirazın esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde kötü niyetli veya ağır kusurlu alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Buna karşılık takip geçici olarak durdurulmuşsa ve itiraz reddedilirse, bu kez borçlu aynı oranda tazminat öder. İtirazın reddi kararına karşı istinafa başvurulması hiçbir icra işlemini durdurmaz; borçlu ancak m. 33'ün üçüncü fıkrasına göre teminat gösterirse icra durur.
İmzaya İtiraz (m. 170): Ayrı Dilekçe, Ayrı Sonuçlar
İmza itirazı, m. 168/4'e dayanır ve mutlaka ayrı ve açık şekilde ileri sürülmelidir. Süresi yine beş gündür ve bu itiraz da satış dışındaki işlemleri durdurmaz. İcra mahkemesi, duruşmadan önce dilekçe ve eklerinden itirazı ciddi görürse, alacaklıya tebliğe gerek olmaksızın evrak üzerinde takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir.
İnceleme, m. 68/a'nın dördüncü fıkrasındaki usule göre yapılır. İmzanın borçluya ait olmadığı anlaşılırsa itiraz kabul edilir ve takip durur; alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır. Bu hâlde senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata ve yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir.
Tersi durum borçlu için ağırdır: imzanın borçluya ait olduğu anlaşılır ve takip itirazla birlikte durdurulmuşsa, borçlu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere inkâr tazminatına ve yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir. Menfi tespit veya istirdat davası açılırsa bunların tahsili dava sonuna kadar ertelenir.
Takibin İptali ve Kambiyo Hukuku Bakımından Şikayet (m. 170/a)
Borçlu, alacaklının bu fasıl hükümlerine göre takip hakkı bulunmadığını m. 168/3'e göre beş gün içinde şikayet yoluyla ileri sürebilir. İcra mahkemesi, süresinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyla önüne gelen işlerde, senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığını veya alacaklının kambiyo hukuku uyarınca takip hakkına sahip olmadığını resen dikkate alarak takibi iptal edebilir. Örneğin senette keşide yeri veya tanzim yeri gibi zorunlu bir unsurun bulunmaması bu sonucu doğurur; ciro zincirinin kopuk olması nedeniyle alacaklının yetkili hamil sayılamaması da aynı kapsamdadır.
Buradaki kritik tuzak m. 170/a'nın son fıkrasıdır: imza inkârı geri alınmışsa veya borç kısmen ya da tamamen kabul edilmişse bu madde uygulanmaz. Dilekçesinde "borcun bir kısmını ödedim" diyen borçlu, farkında olmadan senedin kambiyo vasfını tartışma imkânını kaybeder. İtiraz dilekçesi yazılırken en çok dikkat edilmesi gereken nokta budur.
Sonuç
Kambiyo senedine dayalı takipte itiraz, genel haciz yolundan hem merci hem süre hem de etki bakımından farklıdır: itiraz icra mahkemesine, beş gün içinde yapılır ve satış dışındaki işlemleri durdurmaz. Borca ve imzaya itirazın ayrı ayrı ve açıkça ileri sürülmesi, itiraz dilekçesinde borcu kabul eder nitelikte ifadelerden kaçınılması ve tazminat riskinin baştan değerlendirilmesi, bu özel takip yolunda sonucu belirleyen unsurlardır.
Kaynakça
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 33, m. 62, m. 73-75, m. 167-172 — Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ve itiraz usulü
Sık Sorulan Sorular
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat değişebilir; somut olayınız için mutlaka avukata danışınız.