İhtiyati Haciz Kararı Nasıl Alınır? Şartlar ve Süreler
İhtiyati haciz kararı hangi mahkemeden, hangi belgelerle alınır? İİK m. 257-268 kapsamında şartlar, teminat, on günlük infaz ve yedi günlük dava açma süresi anlatıldı.
İhtiyati haciz kararı; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para alacağının sahibi tarafından, İcra ve İflas Kanunu'nun 50. maddesi yollamasıyla yetkili olan mahkemeye (ticari nitelikteki uyuşmazlıklarda asliye ticaret, diğerlerinde asliye hukuk mahkemesi) verilecek bir talep dilekçesiyle istenir. Alacaklı, alacağını ve gerekiyorsa haciz sebeplerini mahkemeye kanaat verecek delillerle, yani yaklaşık ispat düzeyinde ortaya koymak zorundadır (İİK m. 258). Mahkeme tarafları dinleyip dinlememekte serbesttir; uygulamada karar çoğunlukla borçlu duruşmaya çağrılmadan, dosya üzerinden verilir. Karar çıktıktan sonra alacaklının on gün içinde icra dairesinden infaz istemesi (m. 261), haczin uygulanmasından itibaren de yedi gün içinde takip başlatması ya da dava açması (m. 264) gerekir. Bu iki süreden biri kaçırılırsa ihtiyati haciz kendiliğinden ortadan kalkar.
İhtiyati Haczin Şartları: Alacak Nasıl Bir Alacak Olmalı?
İİK m. 257/1 üç unsuru bir arada arar: alacak bir para alacağı olmalı, rehinle temin edilmemiş olmalı ve vadesi gelmiş (muaccel) olmalıdır. Uygulamada birinci unsur, miktarı belirli ya da dosyadaki belgelerden belirlenebilir bir alacak olarak anlaşılır; henüz miktarı bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkacak, tartışmalı bir alacakta mahkemeler talebi çoğunlukla reddediyor.
Vadesi gelmemiş bir borç için ihtiyati haciz istenmesi kuralın istisnasıdır ve m. 257/2 bunu iki hâlle sınırlamıştır:
- Borçlunun muayyen bir yerleşim yeri yoksa,
- Borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya ya da kendisi kaçmaya hazırlanıyor, kaçıyor yahut bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemler yapıyorsa.
Bu iki hâlden birine dayanılarak haciz konulursa borç yalnızca borçlu bakımından muaccel hâle gelir. Rehinle temin edilmiş alacaklarda ise kural olarak önce rehnin paraya çevrilmesi yoluna gidilmesi gerektiğinden ihtiyati haciz yolu kapalıdır.
Yaklaşık İspat: Dosyaya Hangi Belgeler Konulmalı?
İhtiyati haciz bir dava olmadığından, mahkemenin yaklaşık ispat için resen delil toplama yükümlülüğü bulunmaz; delilleri sunma külfeti talep edene aittir. Pratikte dilekçeye eklenen belgeler alacağın kaynağına göre değişir: çek ve bonoda senedin aslı ile ödememe kaydı, cari hesap ilişkisinde sözleşme, faturalar, irsaliyeler ve teslim tutanakları, kredi ilişkisinde hesap özeti ve ihtarname. Tam ispat aranmaz; bir kısım delilin mevcudiyeti hâlinde de karar verilebilir.
Teminat: Ne Kadar Yatırılır, Hangi Hâllerde Aranmaz?
İİK m. 259, ihtiyati haciz isteyen alacaklıyı haczde haksız çıkması hâlinde borçlunun ve üçüncü kişinin uğrayacağı bütün zararlardan sorumlu tutar ve teminat yatırma zorunluluğu getirir. Maddede iki istisna vardır:
- Alacak bir ilama dayanıyorsa teminat aranmaz.
- Alacak ilam mahiyetinde bir belgeye dayanıyorsa teminata gerek olup olmadığını mahkeme takdir eder.
Teminat oranı kanunda sayı olarak gösterilmiş değildir; mahkemenin takdirindedir ve mahkemenin yaklaşık ispat derecesini gözeterek belirlediği bir orandır. Teminat nakden yatırılabileceği gibi kesin ve süresiz banka teminat mektubuyla da verilebilir.
Kararın İçeriği ve İcrası
Karar metninde m. 260 uyarınca şunlar bulunur: alacaklının ve varsa temsilcisinin, borçlunun ad, soyad ve yerleşim yeri; haczin hangi belgelere dayanılarak ve ne miktar alacak için konulduğu; haciz sebebi; haczolunacak şeyler; alacaklının zararı tazminle yükümlü olduğu ve gösterilen teminatın neden ibaret bulunduğu.
Alacaklı, kararın verildiği tarihten itibaren on gün içinde, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden infazı istemek zorundadır; aksi hâlde karar kendiliğinden kalkar (m. 261/1). Bu süre kararın tebliğinden değil, verildiği tarihten işler — uygulamada en sık düşülen hata budur. İnfaz, haczin nasıl yapılacağına ilişkin m. 79-99 hükümlerine göre yürütülür. Konutta haciz için icra mahkemesi onayı usulü (m. 79/a) ihtiyati hacizde uygulanmaz; madde bunu son fıkrasında açıkça söylüyor. İnfazla ilgili şikayetler ise infazı yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılır.
Haczi yapan memur tutanak düzenler, haczedilen şeyler ve kıymetleri gösterilir; icra dairesi tutanağın birer suretini üç gün içinde hazır bulunmayan taraflara tebliğ eder (m. 262).
İtiraz, İstinaf ve Haczin Kaldırılması
Kendisi dinlenmeden hakkında ihtiyati haciz kararı verilen borçlu; haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebilir. Süre, huzuruyla yapılan hacizlerde haczin uygulanmasından, gıyabında yapılanlarda haciz tutanağının tebliğinden itibaren yedi gündür ve itiraz, kararı veren mahkemeye yapılır (m. 265/1). Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendikleri tarihten itibaren yedi gün içinde sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme yalnızca gösterilen sebeplerle sınırlı inceleme yapar; itiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yolu açıktır, bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir ve istinafa başvurmak kararın icrasını durdurmaz.
Talebin reddi kararı gerekçeli verilir ve bu karara karşı da istinaf yoluna gidilebilir; yüzüne karşı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf başvurusunda bulunabilir (m. 258/3).
Borçlunun elindeki bir başka imkân m. 266'dır: para, mahkemece kabul edilecek rehin, esham veya tahvilat depo ederek yahut taşınmaz rehni ya da muteber bir banka kefaleti göstererek haczin kaldırılmasını isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki icra mahkemesine geçer.
İhtiyati Haczi Tamamlayan Merasim: Yedi Günlük Süre
Dava açmadan veya takibe başlamadan önce ihtiyati haciz yaptıran alacaklı; haczin uygulanmasından, haciz gıyabında yapılmışsa tutanağın tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde bulunmak (haciz veya iflas yoluyla) ya da dava açmak zorundadır (m. 264/1). Takipte borçlu ödeme emrine itiraz ederse itiraz alacaklıya tebliğ edilir; alacaklının tebliğden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemesi veya dava açması gerekir.
İhtiyati haciz derdest bir alacak davası sırasında konulmuşsa ya da alacaklı m. 264/1'e göre dava açmışsa, esas hakkındaki hükmün tebliğinden itibaren bir ay içinde takip talebinde bulunulması gerekir. Bu sürelerin kaçırılması, davadan veya takip talebinden vazgeçilmesi, dosyanın işlemden kaldırılıp bir ay içinde yenilenmemesi ya da davanın kaybedilmesi hâlinde ihtiyati haciz hükümsüz kalır. Buna karşılık borçlu süresinde ödeme emrine itiraz etmez veya itirazı kesin olarak kaldırılırsa, ihtiyati haciz kendiliğinden kesin (icrai) hacze dönüşür.
Haksız İhtiyati Haciz ve Tazminat
Haczde haksız çıkan alacaklı, borçlunun ve üçüncü kişinin bu yüzden uğradığı bütün zararlardan sorumludur; tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede de görülebilir (m. 259). Kanun bu dava için özel bir süre öngörmediğinden, uygulamada geçici hukuki korumalara ilişkin genel hüküm olan HMK m. 399/3'teki bir yıllık zamanaşımı kıyasen esas alınır: süre, hükmün kesinleşmesinden veya kararın kalkmasından işlemeye başlar.
Uygulamada En Sık Yapılan Hatalar
- On günlük infaz süresini kararın tebliğinden hesaplamak; süre karar tarihinden işler.
- Yedi günlük tamamlama süresini haczin fiilen uygulandığı günden değil, kararın alındığı günden saymak.
- Rehinle temin edilmiş alacak için ihtiyati haciz istemek.
- Teminat mektubunu süresiz ve kesin nitelikte düzenletmemek.
- Birden fazla borçlu varsa haczin tamamlanması işlemlerini yalnızca bir borçlu yönünden yapmak; her borçlu için ayrı ayrı süre işler.
- İhtiyati haczin tek başına rüçhan hakkı vermediğini gözden kaçırmak. İİK m. 268 uyarınca ihtiyati haciz sahibi, sonradan konulan icrai hacze m. 100 şartları dairesinde kendiliğinden ve geçici olarak iştirak eder; ihtiyati haciz masrafları satış tutarından alınır ancak başka bir öncelik sağlamaz.
Sonuç
İhtiyati haciz, alacaklının alacağını güvence altına almasını sağlayan hızlı ama sıkı süre disiplinine bağlı bir tedbirdir. On günlük infaz süresi ile yedi günlük tamamlama süresinin doğru hesaplanması, teminatın uygun biçimde yatırılması ve dosyaya eklenen belgelerin yaklaşık ispatı sağlaması, kararın kalıcı olup olmayacağını belirler.
Kaynakça
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 50, m. 257-268 — İhtiyati haczin şartları, teminat, infaz ve itiraz
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 399 — Geçici hukuki korumalarda tazminat davası
Sık Sorulan Sorular
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat değişebilir; somut olayınız için mutlaka avukata danışınız.