Garanti Belgesi Olmayan Üründe Tüketicinin Hakları Nelerdir?
Garanti belgesi verilmeyen üründe tüketicinin ayıplı mal hakları, asgari garanti süresi, azami tamir süresi, değişim-iade ve müteselsil sorumluluk.
Garanti belgesinin size verilmemiş olması hiçbir hakkınızı ortadan kaldırmaz. Belgeyi düzenlemek üretici ve ithalatçının, tekemmül ettirip tüketiciye vermek ise satıcının yasal yükümlülüğüdür; bu yükümlülüğün ihlali satıcının kusurudur ve tüketici aleyhine yorumlanamaz. Garanti belgesi olmasa da mal ayıplıysa 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 11. maddesindeki seçimlik haklar — sözleşmeden dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım ve ayıpsız misli ile değişim — aynen kullanılabilir. Üstelik Garanti Belgesi Yönetmeliği eki listede yer alan mallarda garanti süresi kanunen asgari iki yıl olduğundan, belge elinizde olmasa bile bu süre işlemeye devam eder.
Hangi Mallar Garanti Belgesiyle Satılmak Zorunda?
Her ürün için garanti belgesi zorunluluğu yoktur. Kanunun 56. maddesi hangi malların garanti belgesiyle satılacağının yönetmelikle belirleneceğini söyler; Garanti Belgesi Yönetmeliği de ekindeki listede bunları tek tek sayar. Liste oldukça geniştir: beyaz eşya ve küçük ev aletleri, televizyon, bilgisayar, cep telefonu, modem gibi elektronik cihazlar, klima ve kombi, mobilya, kapı-pencere sistemleri, güneş gözlüğü ve gözlük çerçeveleri, tansiyon aleti ve işitme cihazı gibi kişisel sağlık cihazları, çocuk oto koltuğu ve pusetler, bisiklet ve motosikletler, binek otomobiller, araç lastikleri ve çok sayıda taşıt yedek parçası, spor aletleri, müzik aletleri, jeneratör ve akümülatörler bu listededir.
Belge yükümlülüğü yalnızca kullanılmamış mallar için geçerlidir. İkinci el ürünlerde bu zorunluluk aranmaz; buna karşılık Kanunun 57. maddesi kapsamında satılan yenilenmiş ürünlere teslim tarihinden itibaren asgari bir yıl garanti verilmesi zorunludur.
Belgeyi Kim Düzenler, Kim Verir?
Kanunun 56/1. maddesi nettir: garanti belgesini düzenlemek üretici ve ithalatçıların görevi, belgeyi tekemmül ettirip tüketiciye vermek ise satıcının sorumluluğudur. Yönetmeliğin 5. maddesi bunu bir adım ileri taşır — bu sorumluluğun yerine getirildiğini ispat yükü de satıcıdadır. Belge kâğıt üzerinde ya da kısa mesaj, e-posta gibi bir kalıcı veri saklayıcısıyla verilebilir; ancak tüketici isterse kâğıt nüsha verilmesi zorunludur.
Belgede bulunması gereken bilgiler de sayılmıştır: üretici veya ithalatçı ile satıcının unvan ve iletişim bilgileri, imza ve kaşe, fatura tarih ve sayısı, malın cinsi-markası-modeli ve varsa seri numarası, teslim tarihi ve yeri, garanti süresi, azami tamir süresi, bütün parçaların garanti kapsamında olduğu bilgisi, Kanunun 11. maddesindeki seçimlik haklara ve kullanım hatalarına ilişkin açıklamalar, tüketici hakem heyeti ile tüketici mahkemesine başvuru bilgisi.
Fatura Garanti Belgesi Yerine Geçer mi?
Uygulamada en sık duyulan cümle şudur: "Faturanız garantiniz sayılır." Bu doğru değildir. Yönetmeliğin 5/3. maddesi açıkça, satılan mala ilişkin düzenlenen faturaların garanti belgesi yerine geçmeyeceğini söyler. Fatura satışın ve teslim tarihinin ispatı bakımından güçlü bir belgedir; garanti süresinin başlangıcını da bu tarihle ortaya koyarsınız. Ama garanti belgesinin içermesi gereken azami tamir süresi, kapsam ve seçimlik haklar gibi bilgileri taşımadığı için onun yerini tutmaz.
Tersinden bakıldığında bu ayrım tüketici lehinedir: satıcı belgeyi vermeyerek yükümlülüğünü ihlal etmiştir, dolayısıyla "belge yok, garanti de yok" savunması dinlenmez. Elde yalnızca fatura, banka dekontu veya kargo teslim kaydı olması ayıp iddiasını ileri sürmeye engel değildir.
Garanti Süresi ve Tamirde Geçen Sürenin Eklenmesi
Garanti süresi malın tüketiciye teslim tarihinden başlar ve asgari iki yıldır (Kanun m. 56/2, Yönetmelik m. 6). Bazı mallarda süre farklı bir ölçü birimiyle belirlenir — otomobilde kilometre, projeksiyon cihazında çalışma saati gibi. Bu durumda malın üzerinde ilgili ölçümü yapmaya elverişli bir düzenek bulunmalıdır; yoksa garanti süresi yine iki yıl kabul edilir.
Sıkça atlanan bir kural: malın arızalanması hâlinde tamirde geçen süre garanti süresine eklenir (Yönetmelik m. 6/3). Yani cihaz serviste yirmi gün kaldıysa garanti yirmi gün uzar. Servis fişindeki teslim ve teslim alma tarihlerinin saklanmasının nedeni tam olarak budur. Garanti kapsamında değiştirilen malın garanti süresi ise sıfırlanmaz; satın alınan malın kalan garanti süresiyle sınırlıdır (m. 10).
Azami Tamir Süresi Aşılırsa Ne Olur?
Azami tamir süresi sabit bir gün sayısı değildir. Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği'nin ekindeki listede her mal grubu için ayrı ayrı belirlenmiştir; aynı listede malın kullanım ömrü ve bulundurulması gereken servis sayısı da gösterilir. Bu nedenle "kaç gün" sorusunun cevabı ürünün hangi sektör ve ürün başlığına girdiğine bağlıdır.
Süre, arıza garanti süresi içinde ortaya çıkmışsa arızanın yetkili servise veya satıcıya bildirildiği tarihte, garanti süresi dışındaysa malın servise teslim tarihinde başlar. Arıza bildirimi telefon, faks, e-posta, iadeli taahhütlü mektup gibi yollarla yapılabilir (Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği m. 10). Bildirimi yazılı bir kanaldan yapmak, sonradan süre tartışmasına girmemek açısından önemlidir.
Aynı Arıza Tekrarlarsa: Değişim ve İade Hakkı
Ücretsiz onarım hakkını kullanan tüketici, malın garanti süresi içinde tekrar arızalanması, tamir için gereken azami sürenin aşılması veya tamirin mümkün olmadığının bir raporla belirlenmesi hâllerinde Kanunun 11. maddesindeki diğer seçimlik haklara geçebilir. Yani bedel iadesi, ayıp oranında bedel indirimi ya da imkân varsa ayıpsız misli ile değişim isteyebilir. Kanunun 56/3. maddesi bu konuda tereddüde yer bırakmaz: satıcı tüketicinin talebini reddedemez.
Tamirin mümkün olmadığına dair rapor, arızanın bildirim tarihinden itibaren o mala ilişkin azami tamir süresi içinde düzenlenmelidir (Garanti Belgesi Yönetmeliği m. 9/5). Ayıpsız misli ile değişim talebi ise bildirimden itibaren azami otuz iş günü içinde yerine getirilmek zorundadır. Sözleşmeden dönme veya bedel indirimi seçildiğinde bedelin tamamı ya da indirim tutarı derhâl iade edilir.
Kullanım hatası savunmasıyla da sık karşılaşılır. Arızada kullanım hatası bulunup bulunmadığı, yetkili servis istasyonu tarafından — servis yoksa sırasıyla satıcı, ithalatçı veya üretici tarafından — azami tamir süresi içinde düzenlenen bir raporla belirlenir ve bu raporun bir nüshası tüketiciye verilir. Rapora katılmıyorsanız bilirkişi incelemesi talebiyle tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvurulabilir (Yönetmelik m. 11).
Kime Karşı Hak Arayacaksınız?
Kanun tüketiciyi muhatap arama zahmetinden kurtarır. Ücretsiz onarım ve ayıpsız misli ile değiştirme hakları satıcının yanı sıra üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir ve bu hakların yerine getirilmesinden satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur (Kanun m. 11/2). Aynı müteselsil sorumluluk, onarım sonrası doğan değişim ve iade talepleri için de geçerlidir (m. 56/3). Bu nedenle satıcı kapanmış, bayilik sona ermiş ya da mağaza "biz sadece satıyoruz" diyorsa doğrudan ithalatçıya yönelmek mümkündür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2014/114, K. 2015/2023 sayılı kararı da ayıplı mal uyuşmazlıklarında seçimlik hakların bu geniş sorumluluk çemberi içinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Ticaret Bakanlığına Şikâyet ve Uyuşmazlığın Çözümü
İki ayrı yol vardır ve birlikte yürütülebilir. Birincisi idari yol: garanti belgesi düzenlenmemesi ya da tüketiciye verilmemesi Kanuna aykırılık oluşturur ve Ticaret Bakanlığına, pratikte ticaret il müdürlüğüne ya da e-Devlet üzerindeki tüketici şikâyet sistemine bildirilebilir. İdari para cezaları her yıl yeniden değerleme oranında güncellendiğinden başvuru tarihindeki tutarları esas almak gerekir. Bu yol doğrudan tazminat sağlamaz ama firma üzerinde yaptırım baskısı kurar.
İkincisi bireysel yol: bedel iadesi, değişim veya onarım talebi için her yıl güncellenen parasal sınırlar çerçevesinde yerleşim yerindeki tüketici hakem heyetine başvurulur; sınırın üzerindeki taleplerde tüketici mahkemesinde dava açılır ve Kanunun 73/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Başvuruya fatura veya satış fişi, varsa garanti belgesi, servis fişleri, arıza bildirimini gösteren e-posta ya da mektup ve yazışmaların çıktısını eklemek yeterlidir. Garanti belgesi verilmediyse bunun başvuru dilekçesinde ayrıca belirtilmesi, ispat yükünü satıcının üzerine bırakan bir ifade olur.
Sonuç
Garanti belgesi verilmemiş bir üründe hak aramanın anahtarı, teslim tarihini ve arıza bildirimlerini belgeyle ortaya koymaktır. Belgenin eksikliği satıcının kusurudur ve tüketicinin ayıplı mal hükümlerine dayanmasına hiçbir şekilde engel değildir.
Kaynakça
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — m. 11, 56, 57, 73/A
- Garanti Belgesi Yönetmeliği
- Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/114, K. 2015/2023, 30.09.2015
Sık Sorulan Sorular
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat değişebilir; somut olayınız için mutlaka avukata danışınız.