Yıkım Kararına Karşı Yürütmenin Durdurulması Talebi Nasıl Yapılır?
Yıkım kararına karşı yürütmenin durdurulması nasıl istenir? Yapı tatil tutanağı, encümen kararı, 60 günlük dava süresi, iki YD şartı, teminat ve itiraz süresi.
Yıkım kararına karşı yürütmenin durdurulması, kararın tebliğinden itibaren altmış gün içinde yetkili idare mahkemesinde açılan iptal davasının dilekçesinde ayrı bir başlık altında talep edilerek istenir. Mahkeme bu talebi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 27. maddesinin ikinci fıkrasındaki iki şartın birlikte gerçekleşip gerçekleşmediğine bakarak değerlendirir: işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması. Dava açmış olmak tek başına yıkımı durdurmaz; İYUK m. 27/1 açıktır, yürütme ancak mahkeme kararıyla durur. Bu yüzden dilekçenin verildiği gün ile fiili yıkım işleminin gerçekleştiği gün arasındaki mesafe, çoğu dosyada davanın kaderini belirler.
Yıkım Kararı Nasıl Doğar: Yapı Tatil Tutanağından Encümen Kararına
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi bir zincir kurar ve bu zincirin her halkası ayrı ayrı denetlenebilir.
- İdare, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılaşmayı tespit eder, o andaki inşaat durumunu belirler, yapıyı mühürler ve inşaatı durdurur.
- Aykırılık bilgisi, tapu kütüğünün beyanlar hanesine işlenmek üzere en geç yedi gün içinde tapu dairesine yazılı olarak bildirilir. Aykırılık giderilmeden bu şerh kaldırılamaz.
- Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Tutanağın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası ilgili idareye gönderilir.
- Yapı sahibinin, bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapıyı ruhsata uygun hâle getirmesi veya ruhsat alması gerekir.
- Aykırılık giderilmezse ruhsat iptal edilir; yapı, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip belediye veya valilikçe yıktırılır, masraf yapı sahibinden tahsil edilir.
Danıştay, yapı tatil tutanağının ayrıca bir süre içermemesini eksiklik saymaz; tutanağın düzenlenmesiyle kanundaki bir aylık sürenin verilmiş sayılacağını kabul eder (Danıştay 6. Daire, E. 2020/9882, K. 2022/4699). Buna karşılık tutanağın içeriği sıkı denetlenir: aykırı imalatın nerede, kaç metrekare olduğu ölçülerek ve anlaşılır biçimde yazılmamışsa tutanak usulüne uygun sayılmaz, üzerine kurulan yıkım kararı da ayakta kalamaz (Danıştay 6. Daire, E. 2023/6341, K. 2025/6307; Danıştay 6. Daire, E. 2022/6346, K. 2025/5637).
Ruhsata bağlanamayacağı tespit edilen yapılarda idare, bir aylık süreyi beklemeden ruhsatı iptal edip yıkım sürecini işletebilir. Kanun idareyi de sıkıştırır: iki ay içinde yıkım kararı alınmayan ya da karara rağmen altı ay içinde yıkılmayan yapılar Bakanlıkça yıktırılabilir, maliyet ilgili idareden yüzde yüz fazlasıyla tahsil edilir.
Yapı Tatil Tutanağı Tek Başına Dava Edilebilir mi?
Edilebilir. Tutanak, idari makamca tek yanlı düzenlenen, mülkiyet ve kullanma hakkını doğrudan etkileyen, başka bir makamın onayına ihtiyaç duymayan icrai bir işlemdir; bu nitelikteki işlemler iptal davasına konu olur (Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/69, K. 2023/1095; Danıştay 6. Daire, E. 2022/7504, K. 2022/8829). En verimli yol, tutanak ile encümen yıkım kararını tek dilekçede birlikte dava etmektir; tutanaktaki sakatlık yıkım kararını da sakatlar. Tutanağı süresinde dava etmemiş olmak yıkım kararına karşı dava açmaya engel değildir, ancak tutanağa yönelik iptal talebi süre aşımından reddedilebilir.
Dava Açma Süresi Nereden İşler?
İYUK m. 7 uyarınca idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür ve süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Yapı tatil tutanağında bildirim, tutanağın yapıya asıldığı tarihte gerçekleşmiş sayılır. Encümen yıkım kararında ise süre, kararın usulüne uygun tebliğinden itibaren işler; yapıya asılan tutanak, sonradan alınan encümen kararının tebliği yerine geçmez.
Bu davalar hızlandırılmış usule tabi değildir. İYUK m. 20/A'da sayılan ivedi yargılama usulü kalemleri arasında imar mevzuatına aykırı yapılara ilişkin yıkım kararları yer almaz; madde ihale işlemleri, acele kamulaştırma, ÇED kararları ile 6306 sayılı Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararları gibi işlemleri sayar. Dolayısıyla yıkım davasında süre otuz gün değil, altmış gündür. İmar Kanunu m. 39 kapsamındaki "yıkılacak derecede tehlikeli yapı" işlemleri ise ayrı bir mekanizmaya tabidir: tebligat üç gün içinde yapılır, tehlikenin giderilmesi için otuz günü geçmemek üzere süre verilir, masraf yüzde yirmi fazlasıyla tahsil edilir.
Yürütmenin Durdurulması İçin Aranan İki Şart
İYUK m. 27/2 iki şartı kümülatif arar ve mahkemeye gerekçe yazma zorunluluğu getirir: kararda işlemin hangi gerekçelerle açıkça hukuka aykırı olduğu ve uygulanması hâlinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğu ayrı ayrı gösterilmelidir.
Kural, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra karar verilmesidir. Ancak aynı fıkra, uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerde savunma beklenmeksizin de yürütmenin durdurulabileceğini söyler. Yıkım kararı bu kategorinin tipik örneğidir: bina yıkıldıktan sonra verilecek iptal kararı yapıyı geri getirmez. Buna karşılık m. 27/3 uyarınca, dilekçe ve eklerinden talebin yerinde olmadığı anlaşılırsa savunma alınmaksızın ret de mümkündür; zayıf hazırlanmış bir talep savunma aşamasına bile gelmeden kapanabilir.
Hukuka aykırılık iddiasında en çok işe yarayan başlıklar: tutanakta ölçü ve konum tespitinin yapılmaması, yapı sahibinin yanlış belirlenmesi, tutanağın yapıya asılmaması, bir aylık süre dolmadan yıkım kararı alınması, encümen kararının yetkisiz kurulca alınması, aykırılığın ruhsata bağlanabilir nitelikte olması.
Zarar unsurunda soyut cümleler yeterli olmaz. Konutta fiilen oturanların barınma hakkı, işyerinde faaliyetin duracağı, yapının bütününe zarar vermeden kısmi yıkımın teknik olarak mümkün olmadığı somut biçimde anlatılmalıdır. Dilekçeye yapı tatil tutanağı, encümen kararı ve tebliğ belgesi, tapu kaydı, varsa ruhsat ve eki projeler, yapı kayıt belgesi, tarihli fotoğraflar ve mümkünse teknik rapor eklenmelidir.
Teminat
İYUK m. 27/6, yürütmenin durdurulması kararlarının teminat karşılığında verileceğini, ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabileceğini düzenler. Teminata ilişkin uyuşmazlıkları, kararı veren daire, mahkeme veya hâkim çözer. İdareden ve adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmaz.
Talep Reddedilirse: Yedi Günlük İtiraz
Yürütmenin durdurulması istemi hakkındaki kararlara, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde, bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İdare mahkemesi veya tek hâkim kararlarına karşı itiraz mercii bölge idare mahkemesi, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesi, Danıştay dava dairelerinin kararlarına karşı ise konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruludur. İtiraz mercii dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır ve bu kararlar kesindir. Ayrıca m. 27/10 uyarınca aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması istenemez; bu nedenle ilk talepte tüm hukuka aykırılık iddialarının eksiksiz sıralanması gerekir. Yeni bir maddi vakıa veya belge ortaya çıkarsa, yeni sebebe dayalı talep yolu açıktır.
Aykırılık Giderilirse Yıkım Kararı Ne Olur?
İmar Kanunu m. 32/4 nettir: aykırılığın giderildiği veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu inceleme sonunda anlaşılırsa mühür kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Yıkım kararı alındıktan sonra da aykırılık fiilen giderilir ve idare bunu tespit ederse, yıkım kararının hukuki dayanağı ortadan kalkar; idarenin işlemi geri alması ya da açılmış davanın konusuz kalması gündeme gelir. Bunun sınırı şudur: aykırılık imar planına, kamuya ayrılmış alana veya yapılaşma koşullarına ilişkinse, yani yapı hiçbir şekilde ruhsata bağlanamayacaksa, sonradan yapılan tadilat bu durumu değiştirmez.
Aynı yapı hakkında verilen imar para cezası ise ayrı bir işlemdir ve ayrı dava konusu edilir; cezanın iptali yıkım kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
İmar Barışı ve Yapı Kayıt Belgesinin Etkisi
3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesi, yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili olarak alınmış yıkım kararlarının ve tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceğini açıkça hükme bağlamıştır. Danıştay bu hükmü amir nitelikte görmekte ve yapı kayıt belgesi bulunan yapılarda mevcut yıkım kararının uygulanamayacağını kabul etmektedir (Danıştay 6. Daire, E. 2020/9982, K. 2023/2094; Danıştay 6. Daire, E. 2021/11211, K. 2023/2925). Belge dava sırasında alınmışsa, mahkemenin bunu dikkate alması gerekir.
İki ayrım kritiktir. Birincisi, korumayı sağlayan şey belgenin kapsadığı imalattır; belge düzenlendikten sonra yapılan yeni aykırı imalatlar için idare yeniden yapı tatil tutanağı düzenleyip yıkım kararı alabilir (Danıştay 6. Daire, E. 2020/8247, K. 2022/11739). İkincisi, yapı kayıt belgesi mükellefin beyanına dayanır; beyanın gerçeğe aykırı olduğu anlaşılması hâlinde belge, düzenleyen idarece iptal edilebilir ve yıkım süreci yeniden işler hâle gelebilir. Bu nedenle elinde yapı kayıt belgesi bulunan malikin, belgedeki alan ve nitelik bilgilerinin fiili durumla örtüşüp örtüşmediğini dava açmadan önce kontrol etmesi önem taşır.
Sonuç
Yıkım dosyalarında kaybedilen her gün geri kazanılamaz. Tebligat tarihinin doğru tespiti ve yapı tatil tutanağı ile encümen kararının birlikte değerlendirilmesi, yürütmenin durdurulması talebinin başarı şansını doğrudan etkiler.
Kaynakça
- 3194 sayılı İmar Kanunu, m. 32, m. 39, geçici m. 16
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK), m. 7, m. 20/A, m. 27
- Danıştay 6. Daire, E. 2020/9882, K. 2022/4699
- Danıştay 6. Daire, E. 2023/6341, K. 2025/6307
- Danıştay 6. Daire, E. 2022/6346, K. 2025/5637
- Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/69, K. 2023/1095
- Danıştay 6. Daire, E. 2022/7504, K. 2022/8829
- Danıştay 6. Daire, E. 2020/9982, K. 2023/2094
- Danıştay 6. Daire, E. 2021/11211, K. 2023/2925
- Danıştay 6. Daire, E. 2020/8247, K. 2022/11739
Sık Sorulan Sorular
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat değişebilir; somut olayınız için mutlaka avukata danışınız.