Şirket Tasfiyesi Nasıl Yapılır? Tasfiye Süreci Aşamaları
Limited ve anonim şirket tasfiyesi nasıl yapılır? Tasfiye memuru atanması, alacaklılara üç ilanla çağrı, TTK m. 543'teki üç aylık bekleme ve sicilden terkin.
Şirket tasfiyesi, sona erme sebebinin gerçekleşmesiyle başlayan ve şirketin ticaret unvanının ticaret sicilinden silinmesiyle tamamlanan bir süreçtir. Uygulamada altı aşama vardır: sona erme kararının alınıp tescili, tasfiye memuru atanması ve tescili, ilk envanter ile açılış bilançosunun düzenlenmesi, alacaklılara birer hafta arayla üç ilanla çağrı yapılması, TTK m. 543 uyarınca üçüncü çağrı tarihinden itibaren üç ay geçtikten sonra kalan varlığın ortaklara dağıtılması ve son olarak sicilden terkin. Limited şirketlerde de aynı usul işler; çünkü TTK m. 643, tasfiye usulü ve tasfiyede şirket organlarının yetkileri bakımından anonim şirket hükümlerine açıkça yollama yapmıştır. Tasfiye süresi, şirketin borç yapısına ve alacaklı sayısına göre değişmekle birlikte, üç ilan ve üç aylık bekleme nedeniyle pratikte altı aydan kısa sürmez.
Sona Erme Kararı ve Tescili
Tasfiyenin kapısını sona erme sebebi açar. En sık karşılaşılan hâl, genel kurulun fesih kararıdır. Anonim şirkette bu karar, esas sözleşme değişikliği niteliğinde olmadığı hâlde ağırlaştırılmış nisaplara tabidir; kararın alınmasının ardından tasfiyeye ilişkin genel kurul kararlarının TTK m. 546/3 gereği m. 418'deki toplantı ve karar yeter sayılarına uygun alınması gerekir. Limited şirkette karar ortaklar genel kurulunda alınır.
Yargı yolundan gelen sona erme de mümkündür. Sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden pay sahipleri, TTK m. 531 uyarınca haklı sebeplerin varlığında şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden feshi isteyebilir. Mahkeme fesih yerine davacı pay sahiplerinin paylarının gerçek değeri ödenerek şirketten çıkarılmasına ya da duruma uygun başka bir çözüme de karar verebilir. Bu ikinci yol, ortaklar arasındaki kilitlenmelerde çoğu zaman fesihten daha işlevlidir.
Sona erme kararı tescil ve ilan edilir. Bu andan itibaren şirketin ticaret unvanı "Tasfiye Hâlinde" ibaresiyle kullanılır ve şirketin amacı, malvarlığının paraya çevrilip borçların ödenmesiyle sınırlanır.
Tasfiye Memurunun Atanması
TTK m. 536'ya göre tasfiye memurları esas sözleşme veya genel kurul kararıyla atanır; atama yapılmamışsa tasfiyeyi yönetim kurulu yürütür. Tasfiye memuru pay sahiplerinden seçilebileceği gibi üçüncü kişi de olabilir. Yönetim kurulu, tasfiye memurlarını ticaret siciline tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür; tasfiye işleri yönetim kurulunca yürütülse bile bu tescil zorunluluğu devam eder. Şirketin feshine mahkeme karar verdiği hâllerde tasfiye memurunu mahkeme atar.
Birden fazla tasfiye memuru varsa, genel kurul kararında veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe şirketin bağlanabilmesi için imzaya yetkili iki tasfiye memurunun şirket unvanı altında imza atması gerekir (TTK m. 539/3). Tasfiye hâlindeki şirketi mahkemelerde ve dış ilişkide tasfiye memurları temsil eder. Bu nokta dava takibinde sık hata kaynağıdır: tasfiyeye girmiş şirkete karşı açılan davada tebligatın eski yönetim kuruluna yapılması usul sorunu yaratır. Tasfiye memurunun görevini yerine getirdiği sırada işlediği haksız fiilden şirketin de sorumlu tutulacağını TTK m. 539/4 ayrıca belirtmiştir.
İlk Envanter, Açılış Bilançosu ve Malvarlığının Paraya Çevrilmesi
Tasfiye memurları göreve başlar başlamaz şirketin tasfiyenin başlangıcındaki durumunu inceler. Gerekirse şirket mallarına değer biçmek üzere uzmanlara başvurulur; malvarlığı ve finansal durumu gösteren bir envanter ile bilanço düzenlenip genel kurulun onayına sunulur (TTK m. 540/1). Onaydan sonra tasfiye memurları envanterde yazılı mevcutları korumakla ve tasfiyeyi mümkün olan en kısa sürede tamamlamakla yükümlü hâle gelir.
Bu aşamada pratikte yapılması gerekenler şunlardır:
- Ticari defterlerin tasfiye dönemine göre tutulmaya devam edilmesi.
- Vergi dairesine tasfiyeye giriş bildirimi ve tasfiye dönemi beyannamelerinin verilmesi.
- SGK bakımından işyeri kapanış ve işçilerin çıkış işlemlerinin tamamlanması.
- Devam eden sözleşmelerin tasfiye amacına uygun şekilde sona erdirilmesi.
- Şirket alacaklarının tahsili, gerekiyorsa icra takibi ve dava yoluyla takibi.
Alacaklılara Çağrı: Üç İlan ve Bilinen Alacaklıların Korunması
Sürecin en teknik ve en çok atlanan halkası TTK m. 541'dir. Şirketin defter ve belgelerinden anlaşılan, yerleşim yerleri bilinen alacaklılara taahhütlü mektupla bildirim yapılır. Diğer alacaklılar ise Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde, şirketin internet sitesinde ve esas sözleşmede öngörülen şekilde, birer hafta arayla yapılacak üç ilanla şirketin sona erdiği konusunda bilgilendirilir ve alacaklarını tasfiye memurlarına bildirmeye çağrılır.
Alacaklı olduğu bilinen fakat bildirimde bulunmayan kişilerin alacak tutarı, Bakanlıkça belirlenecek bir bankaya depo edilir. Bu depo yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, tasfiye memurunun kişisel sorumluluğunu doğurabilecek bir eksikliktir.
Kalan Varlığın Dağıtımı ve Üç Aylık Bekleme Süresi
TTK m. 543/1 uyarınca şirketin borçları ödendikten ve pay bedelleri geri verildikten sonra kalan varlık, esas sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa pay sahipleri arasında ödedikleri sermayeler ve imtiyaz hakları oranında dağıtılır. Kritik hüküm ikinci fıkradadır: alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinden itibaren üç ay geçmedikçe kalan varlık dağıtılamaz.
Pay sahipleri ile tasfiye memurları arasında dağıtıma ilişkin uyuşmazlık çıkarsa, TTK m. 546/1 gereği bu uyuşmazlık basit yargılama usulüne tabidir ve mahkeme, gerekli görürse tarafları dinleyerek kararını otuz gün içinde verir.
Sicilden Terkin, Ek Tasfiye ve İhya
Tasfiyenin sona ermesi üzerine şirket unvanının sicilden silinmesi, tasfiye memurları tarafından ticaret sicili müdürlüğünden istenir; silinme tescil ve ilan edilir (TTK m. 545/1). Tüzel kişilik bu terkinle son bulur.
Terkinden sonra dağıtılmamış bir malvarlığı, açılmamış bir dava veya tamamlanmamış bir işlem ortaya çıkarsa TTK m. 547 devreye girer: son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin ek tasfiye için yeniden tescilini isteyebilir.
Tasfiye tamamlanmadan yön değiştirmek de mümkündür. TTK m. 548 uyarınca pay bedellerinin ve tasfiye paylarının dağıtımına başlanmamışsa genel kurul tasfiyeden dönülmesine karar verebilir; bu kararı tasfiye memuru tescil ve ilan ettirir. İflasın kaldırılması veya konkordatonun uygulanmasıyla iflasın sona ermesi hâllerinde de şirket devam eder.
Defterler ve tasfiyeye ilişkin belgeler, terkinden sonra da TTK m. 82 uyarınca saklanmak zorundadır (TTK m. 544). Yıllar sonra açılan bir ek tasfiye ya da sorumluluk davasında bu belgeler tek savunma dayanağınız olabilir.
Kolaylaştırılmış Tasfiye ve Re'sen Terkin
Faaliyeti fiilen sona ermiş, ancak sicil kaydı duran şirketler için kanun koyucu zaman zaman geçici düzenlemelerle sicil kaydının re'sen silinmesine imkân tanımıştır. TTK'nın geçici 7. maddesi bu amaçla getirilmiş ve birden çok kez değiştirilmiştir. Bu tür düzenlemelerin başvuru süreleri ve kapsamı yürürlükteki metne göre değiştiği için, kolaylaştırılmış yoldan yararlanmak isteyen şirketin güncel metni ve ticaret sicili müdürlüğü uygulamasını işlem tarihinde ayrıca kontrol etmesi gerekir.
Sonuç
Tasfiye, çoğu zaman "birkaç imza" sanılıp geç fark edilen bir sorumluluk alanıdır: eksik ilan, atlanan banka deposu ya da erken dağıtım, yıllar sonra tasfiye memuruna ve yönetim kurulu üyelerine yönelen bir tazminat davası olarak geri dönebilir. Sona erme kararından sicilden terkine kadarki her aşamanın (özellikle üç ilan ve üç aylık bekleme süresinin) usulüne uygun yürütülmesi, tasfiye sonrası ortaya çıkabilecek sorumluluk risklerini büyük ölçüde azaltır.
Kaynakça
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 82, 418, 531, 536, 539-548, 553, 643-644
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun mükerrer m. 35
Sık Sorulan Sorular
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat değişebilir; somut olayınız için mutlaka avukata danışınız.