Şirket Ortaklığından Çıkma ve Pay Devri Nasıl Yapılır?
Limited şirkette ortaklıktan çıkma ve pay devri: TTK 595-598 uyarınca noter şartı, genel kurul onayı, üç aylık süre, pay defteri, tescil ve ayrılma akçesi.
Limited şirkette ortaklıktan ayrılmanın iki temel yolu vardır: payı bir başkasına devretmek ya da şirketten çıkmak. Pay devri için TTK m. 595/1 uyarınca yazılı bir devir sözleşmesi düzenlenmesi ve tarafların imzalarının noterce onaylanması zorunludur; şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse devrin geçerli olabilmesi ayrıca ortaklar genel kurulunun onayına bağlıdır (m. 595/2). Genel kurul, başvurudan itibaren üç ay içinde açıkça reddetmezse onay verilmiş sayılır (m. 595/7). Çıkma ise farklı bir mekanizmadır: şirket sözleşmesi ortağa çıkma hakkı tanımışsa bu hak kullanılır (m. 638/1); tanımamışsa ortak, haklı sebeplerin varlığında şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde çıkma davası açar (m. 638/2). Her iki hâlde de ayrılan ortak, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteyebilir (m. 641/1). Anonim şirkette tablo terstir: pay devri kural olarak serbesttir, buna karşılık pay sahibinin doğrudan "çıkma" hakkı yoktur.
Pay Devrinin Üç Aşaması: Noter, Genel Kurul, Tescil
Devir işlemini birbirini izleyen üç aşama olarak düşünmek en sağlıklısıdır.
Birinci aşama — noter onaylı devir sözleşmesi. TTK m. 595/1, hem esas sermaye payının devrini hem de devir borcunu doğuran işlemleri yazılı şekle bağlamış ve imzaların noterce onanmasını aramıştır. Yani yalnızca devrin kendisi değil, "payı sana devredeceğim" taahhüdünü içeren ön sözleşme de aynı şekle tabidir. Sözleşmede ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri, ağırlaştırılmış ya da tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş rekabet yasağı, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezası varsa bunların da metinde gösterilmesi gerekir. Adi yazılı bir hisse devir sözleşmesi ya da e-posta üzerinden sağlanan mutabakat bu şekli karşılamaz.
İkinci aşama — ortaklar genel kurulunun onayı. Şirket sözleşmesi aksini öngörmüyorsa onay şarttır ve devir bu onayla geçerlilik kazanır. Genel kurul, şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse sebep göstermeksizin onayı reddedebilir (m. 595/3). Şirket sözleşmesiyle devir tümüyle yasaklanabilir de (m. 595/4). Devrin sınırlandırılmasına, yasaklanmasına ya da kolaylaştırılmasına ilişkin sözleşme değişikliği ise ağırlaştırılmış nisaba tabidir: temsil edilen oyların en az üçte ikisi ile oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması gerekir (m. 621/1-c).
Buradaki en kritik ayrıntı süredir: başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmezse onay vermiş sayılır (m. 595/7). Devralanın veya devredenin yapması gereken şey, devir sözleşmesini noterde imzaladıktan sonra onay için şirkete — müdürlere — yazılı olarak başvurmaktır. Bu başvuruyu ispatlanabilir biçimde yapmak, üç aylık zımni onay süresinin işlemeye başlaması bakımından belirleyicidir; noter ihtarnamesiyle yapılması en güvenli yoldur.
Üçüncü aşama — pay defteri ve ticaret sicili. Şirket, esas sermaye paylarını içeren bir pay defteri tutar; ortakların adları, adresleri, pay sayıları, devirler ve geçişler, itibari değerler, gruplar ve paylar üzerindeki intifa ve rehin hakları bu deftere yazılır. Ortaklar pay defterini inceleyebilir (m. 594). Geçişlerin tescili için ticaret siciline başvurma yükümlülüğü şirket müdürlerine aittir (m. 598/1). Müdürler bunu ihmal ederse çözüm de kanunda yazılıdır: başvuru otuz gün içinde yapılmazsa, ayrılan ortak adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için doğrudan ticaret siciline başvurabilir; sicil müdürü şirkete, iktisap edenin adının bildirilmesi için süre verir (m. 598/2).
Tescil burada kurucu değil, açıklayıcı niteliktedir: noterde yapılmış ve genel kurulda onaylanmış bir pay devri, tescile gerek olmaksızın geçerlilik kazanır. Buna karşılık sicil kaydına güvenen iyiniyetli kişinin güveni korunduğu için (m. 598/3), tescili geciktirmek devreden ortak açısından ciddi risk doğurur.
Miras, Boşanma ve İcra Yoluyla Geçişte Farklı Rejim
Pay her zaman sözleşmeyle el değiştirmez. Miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya icra yoluyla geçişlerde TTK m. 596 uygulanır. Şirket bu geçişi reddedebilir; ancak reddedebilmesi için payları kendi hesabına, ortaklarından biri hesabına ya da gösterdiği üçüncü bir kişi hesabına, gerçek değeri üzerinden devralmayı payın geçtiği kişiye önermesi şarttır. Red kararı, devrin gerçekleştiği günden itibaren geçerli olmak üzere geriye etkilidir. Şirket üç ay içinde geçişi açıkça ve yazılı olarak reddetmemişse onayını vermiş sayılır (m. 596/4).
Gerçek değer konusunda taraflar anlaşamazsa, taraflardan birinin istemi üzerine bu değeri şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi belirler; yargılama ve değer belirleme giderlerini mahkeme kendi takdirine göre paylaştırır ve mahkemenin kararı kesindir (m. 597).
Şirketten Çıkma: Sözleşmesel Hak ve Haklı Sebep Davası
Alıcı bulunamadığında ya da genel kurul onay vermediğinde ortağın elinde kalan yol çıkmadır. Nitekim m. 595/5, şirket sözleşmesi devri yasaklamış veya genel kurul onayı reddetmişse ortağın haklı sebeple şirketten çıkma hakkının saklı olduğunu düzenler. Uygulamada en sık kurulan bağlantı budur: onay reddi, çıkma davasının haklı sebep temelini besler.
Şirket sözleşmesi ortaklara çıkma hakkı tanıyabilir ve bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir (m. 638/1). Sözleşmede böyle bir hüküm varsa dava açmak gerekmez; çıkma iradesinin müdürlere yöneltilmesi yeterlidir. Hüküm yoksa yol mahkemedir (m. 638/2).
Bir ortağın çıkma iradesi diğerlerini de harekete geçirebilir. Ortaklardan biri sözleşmedeki hükme dayanarak çıkma istediğinde veya haklı sebeple çıkma davası açtığında, müdürler gecikmeksizin diğer ortakları haberdar eder; diğer ortaklardan her biri, haberin kendisine ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde ya kendisinin de çıkmaya katılacağını müdürlere bildirir ya da açacağı bir davayla haklı sebeplere dayanan çıkma davasına katılır (m. 639/1-2). Çıkan tüm ortaklar, esas sermaye payları ile orantılı olarak eşit işleme tabi tutulur (m. 639/3).
Ayrılma Akçesi Ne Zaman Ödenir?
Ortak şirketten ayrıldığında esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkını haizdir (m. 641/1). Sözleşmesel ayrılma hakkı bakımından şirket sözleşmeleri ayrılma akçesini farklı biçimde düzenleyebilir (m. 641/2). Bu tutarın nasıl hesaplanacağı, uygulamada en çok tartışılan noktadır: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, ayrılma akçesinin şirketin defter kayıtlarına göre bilanço değeri üzerinden değil, şirketin karar tarihine en yakın tarihteki malvarlığının gerçek değeri saptanarak belirlenmesi gerektiğini ifade etmiştir (11. HD, E. 2016/2571 K. 2017/5023, 04.10.2017).
Ödemenin muacceliyeti şarta bağlıdır. TTK m. 642/1 uyarınca ayrılma akçesi; şirket kullanılabilir bir özkaynak üzerinde tasarruf ediyorsa, ayrılan kişinin esas sermaye payları devredilebiliyorsa ya da esas sermaye ilgili hükümlere göre azaltılmışsa ayrılma ile muaccel olur. Ödenmeyen kısım, şirkete karşı bütün alacaklılardan sonra gelen bir alacak oluşturur ve bu husus yıllık raporda gösterilir (m. 642/3). Pratik sonucu şudur: borca batık ya da özkaynağı erimiş bir şirkette çıkma kararı alınsa bile tahsil edilebilir bir ayrılma akçesi çıkmayabilir. Bu nedenle dava öncesinde şirketin son bilançosunu ve öz varlık durumunu incelemek, davanın ekonomik anlamını baştan görmek bakımından gereklidir.
Anonim Şirkette Durum Nasıl?
Anonim şirkette nama yazılı payların devri kural olarak serbesttir; esas sözleşmede bağlam öngörülmüşse şirket, TTK m. 493'te sayılan sebeplerle onayı reddedebilir — bu arada payları gerçek değeriyle devralmayı önerme yolu da vardır ve devralan, gerçek değerin belirlenmesini asliye ticaret mahkemesinden isteyebilir. Şirket, devralanın pay sahibi olarak tanınması istemini aldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde reddetmezse devralan tanınmış sayılır (m. 498). Anonim şirket pay sahibinin "çıkma davası" açma hakkı bulunmaz; haklı sebeplerin varlığında sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri fesih davası açabilir ve mahkeme fesih yerine davacılara paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmalarına karar verebilir (m. 531/1).
Sonuç
Pay devri ve çıkma süreçlerinde en pahalı hatalar genellikle şekil ve süre hatalarıdır: noter onayının atlanması, genel kurul onay başvurusunun ispatlanamaması, bir aylık çıkmaya katılma süresinin kaçırılması. Ortaklık yapısına ve şirket sözleşmesinin metnine göre hangi yolun (pay devri, sözleşmesel çıkma veya haklı sebeple çıkma davası) gerçekten sonuç doğuracağının değerlendirilmesi, sürecin en baştan doğru kurgulanmasını sağlar.
Kaynakça
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 493, 498, 531, 594-598, 621, 638-642
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/2571 K. 2017/5023, T. 04.10.2017
Sık Sorulan Sorular
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat değişebilir; somut olayınız için mutlaka avukata danışınız.