Çocukla Kişisel İlişki (Görüşme) Kurulamıyorsa Ne Yapılabilir?
Çocukla kişisel ilişki kararına uyulmuyorsa adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvuru, teslim emri, disiplin hapsi ve velayetin değiştirilmesi yolları.
Mahkeme kararıyla düzenlenmiş kişisel ilişki hakkı fiilen kullandırılmıyorsa, başvurulacak yer artık icra dairesi değil, çocuğun yerleşim yerindeki adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüdür. 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanun, çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların icrasını İcra ve İflas Kanunu'ndan çıkarmış (İİK m. 25, 25/a, 25/b ve 341 mülgadır), bu işi 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 41/A ve devamı maddeleriyle müdürlüklere bırakmıştır.
Kişisel İlişki Kimin Hakkıdır?
Türk Medeni Kanunu'nun 323. maddesi, ana ve babadan her birine, velayeti altında bulunmayan çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı tanır. Bu hak yalnızca ebeveynin değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'ne göre düzenli kişisel ilişki kurulması ve sürdürülmesi çocuk için de bir haktır; amaç aile bağlarını geliştirmek ve çocuğun sağlıklı gelişimini sağlamaktır (2. Hukuk Dairesi, E. 2017/2254, K. 2017/6242). Aynı Daire, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 9/3. maddesine dayanarak her iki ebeveynle düzenli görüşme hakkının çocuğun temel haklarından olduğunu vurgulamıştır (2. Hukuk Dairesi, E. 2014/26404, K. 2015/9455).
TMK m. 324/1 madalyonun diğer yüzünü düzenler: ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten ve çocuğun eğitilmesi ile yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür. Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girerse, hak bu yükümlülüklere aykırı kullanılırsa veya çocukla ciddi olarak ilgilenilmezse, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir ya da geri alınabilir (m. 324/2). Üçüncü kişiler, özellikle büyükanne ve büyükbabalar bakımından olağanüstü hâllerin varlığı aranır (m. 325).
İcra Dairesine Gitmeyin: Doğru Adres Müdürlüktür
Uygulamada en sık yapılan hata, eski alışkanlıkla icra müdürlüğüne başvurulmasıdır. Yürürlükteki düzenlemeye göre çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair aile mahkemesi ilamları ve tedbir kararları, çocuğun üstün yararı esas alınarak müdürlüklerce yerine getirilir (ÇKK m. 41/A). Yetkili birim çocuğun yerleşim yeri müdürlüğüdür; işlemler psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimci ve rehber öğretmen gibi uzmanlar eliyle yürütülür.
Süreç şöyle işler:
- Başvuru. Yükümlü kararı rızasıyla yerine getirmiyorsa hak sahibi müdürlüğe başvurur (m. 41/C/1).
- İlk temas. Müdürlük yükümlüye ulaşır, çocuğun belirlenen yere getirilmesini bildirir.
- Teslim emri. İrtibat kurulamaz veya çocuk getirilmezse Tebligat Kanunu hükümlerine göre teslim emri tebliğ edilir; emirde uyulmaması hâlinde disiplin hapsi yaptırımı ve bir haftalık şikâyet hakkı yer alır.
- Teslim. Getirilen çocuk hak sahibine teslim edilir; süre bitiminde geri getirme yükümlülüğü tutanakla tebliğ edilir.
Hak sahibi için kritik bir ayrıntı: teslim emri tebliğ edildikten sonraki dönemde, teslim saatinden en az kırk sekiz saat önce çocuğu almaya geleceğini müdürlüğe bildirmek zorunludur (m. 41/C/7). Masraf yönü rahatlatıcıdır: işlemler tüm harçlardan istisnadır; avukatlık ücreti dışındaki masraflar Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır (m. 41/H).
Emre Uyulmazsa Yaptırım: Disiplin Hapsi
Yaptırım rejimi ÇKK m. 41/F'de yer alır ve fiilin türüne göre değişir: çocuk teslimine dair teslim emrine aykırı hareket eden veya emrin gereğinin yerine getirilmesini engelleyen kişi, fiil suç oluştursa dahi üç aya kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır. Çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair teslim emrine aykırı davranan yükümlü, üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır. Kişisel ilişki için çocuk kendisine teslim edilen hak sahibi, süre bitiminde çocuğu belirlenen yere getirmezse üç aya kadar disiplin hapsi alır.
Bu yaptırımlar re'sen uygulanmaz; bir ay içinde şikâyet şarttır. Görevli ve yetkili mahkeme, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesidir. Usul burada belirleyicidir: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ÇKK m. 41/C uyarınca usulüne uygun teslim emri tebliğ edilmeksizin disiplin hapsi uygulanamayacağını vurgulamıştır (2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8585, K. 2023/5484, 22.11.2023). Müdürlükteki adımlar atlanarak doğrudan cezai sonuç aranması sonuç vermez.
Müdürlük İşlemlerine İtiraz
Müdürlükçe yapılan işlem ve verilen kararlara karşı, öğrenme veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine şikâyet edilebilir (m. 41/E). Mahkeme işlemin yerine getirilmesini durdurabilir ve ivedilikle karar verir. Şikâyet üzerine verilen karara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz yolu açıktır; bu süre 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunla bir haftadan iki haftaya çıkarılmıştır. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.
Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi
Kişisel ilişkiye dair ilamlar maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz; koşullar değiştiğinde yeniden düzenleme her zaman istenebilir. TMK m. 183, ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi ya da ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkimin gerekli önlemleri alacağını söyler. Dava aile mahkemesinde açılır; TMK m. 326 uyarınca çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
Engelleme Velayetin Değiştirilmesine Dayanak Olur mu?
Olur. 7343 sayılı Kanunla TMK m. 324'e eklenen üçüncü fıkra açıktır: velayet kendisine bırakılan ana veya baba, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. Aynı Kanunla TMK m. 182'ye eklenen ikinci fıkra gereğince mahkeme, kişisel ilişki kararında bu sonucu taraflara ihtar etmek zorundadır.
İçtihat da bu yönde şekillenmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, velayet sahibi annenin babanın çocukla kişisel ilişkisini haklı sebep olmaksızın engellediği ve ilişki dönemlerinde çocuğu bulunduğu ortamdan uzaklaştırdığı bir olayda, bu tutumu çocuğun menfaatine aykırı bulup velayetin babaya verilmesi gerektiğine hükmetmiştir (2. Hukuk Dairesi, E. 2014/6931, K. 2014/16774, 08.09.2014). Her aksama tek başına yeterli değildir; mahkeme çocuğun üstün yararını, sosyal inceleme raporunu ve idrak çağındaki çocuğun beyanını birlikte değerlendirir. Engellemenin sürekliliğini gösteren delil birikimi gerekir: müdürlük tutanakları, teslim emri tebligatı, disiplin hapsi dosyaları, mesajlaşma kayıtları.
Çocuk Yurt Dışındaysa
Çocuk yurt dışına götürülmüş veya orada alıkonulmuşsa iç hukuk yolları tek başına yetmez. 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun, 1980 tarihli Lahey Sözleşmesi'ni uygulamaya taşır. Sözleşmeden doğan yükümlülükler Merkezî Makam (Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü) tarafından mahalli Cumhuriyet başsavcılıkları aracılığıyla yerine getirilir.
Sonuç
Kişisel ilişki kararına uyulmaması artık icra değil, adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğü üzerinden çözülen bir süreçtir. Doğru adımı zamanında atmak, teslim emrinin usulüne uygun tebliğ edilmesini sağlamak ve engellemenin sürekliliğini belgelemek, hem çocuğun bağının korunması hem de gerektiğinde açılacak velayet davasının zemini bakımından belirleyicidir.
Kaynakça
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 182, 183, 323, 324, 325, 326
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu — m. 41/A, 41/C, 41/D, 41/E, 41/F, 41/H
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — m. 25, 25/a, 25/b, 341 (mülga)
- 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun
- 7343 sayılı Kanun (14/11/2021 kabul, 24/11/2021 tarihli)
- 7499 sayılı Kanun, 2/3/2024
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/2254, K. 2017/6242, 25.05.2017
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/26404, K. 2015/9455, 05.05.2015
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8585, K. 2023/5484, 22.11.2023
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/6931, K. 2014/16774, 08.09.2014
Sık Sorulan Sorular
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat değişebilir; somut olayınız için mutlaka avukata danışınız.